İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/4888 K.2015/21127

H.. B.. ile K.. T.. ve H.. T.. aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... 6. Aile Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ile davalılar vekili…

Esas2015/4888Karar2015/21127Tarih24 Kasım 2015Okuma7 dk · 1.395 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2015/4888 E., 2015/21127 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2015
Mahkemesi
... 6. Aile Mahkemesi
Dava türü
Katılma Alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.395 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

H.. B.. ile K.. T.. ve H.. T.. aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... 6. Aile Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ile davalılar vekili duruşmasız olarak katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Taraflardan kimse gelmediğinden dosya üzerinden inceleme yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyanın eksikliklerin ikmali için mahalline geri çevrildiği, ikmalden sonra gönderilen dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik içinde alınan 40 numaralı meskenin davalı ... tarafından davacının katılma alacağını azaltmak amacı ile diğer davalı babası ... ...'e satıldığını açıklayarak meskenin tapu kaydının 1/2 oranda iptali ile davacı adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın 1/2 bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde 40.000 TL olarak gösterdiği değeri 24.09.2010 tarihinde harcını yatırdığı dilekçesi ile 50.000 TL olarak ıslah etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.

Davalılar vekili, meskenin kadına ait kişisel mal niteliğindeki evin satılmasından gelen para ile alındığını, ayrıca kredi de çekildiğini, ödemede problem yaşanması üzerine taşınmazın diğer davalıya satıldığını ve parası ile kredinin de kapatıldığını, boşanma sırasında birbirlerinden hak ve alacak istemeden boşanmanın gerçekleştiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 36.250,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre taşınmazlarla ilgili dava, katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç)

-//-

değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m).

Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.

Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" göz önünde bulundurulur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.

Mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Bu durumda, üçüncü kişi aleyhine sonradan aynı Kanunun 241.maddesine göre alacak davası açıldığında 229.maddedeki kazandırma veya devir koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yeniden araştırma konusu yapılmayacaktır.

Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle, davalı eş tarafından 229. maddede sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir. Mahkemece, karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda, söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı, varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır. Tasfiyede devredilen malvarlığının devir tarihindeki değeri esas alınır (TMK'nun 235/2. m).

Karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının tespit edilmesi halinde, işlemin (tasarrufun) iptaline karar verilemez ve üçüncü kişi davalı olarak gösterilse dahi bu aşamada davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağından sorumlu tutulmaz. Sadece, üçüncü kişi hakkında 229. maddedeki amaç ve doğrultuda lehine kazandırma veya devrin yapıldığının tespiti ile yetinilmelidir.

Zira, ancak tasfiye sürecinde borçlu eşin malvarlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda, sonradan üçüncü kişi aleyhine TMK'nun 241.maddesine göre eksik kalan miktarla sınırlı olarak alacak davası açılabilecektir. Başka bir anlatımla, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi tasfiye borcunu ödemeye yetiyorsa, lehine kazandırma yapılan üçüncü kişi davacıya ödenecek katılma alacağından sorumlu tutulmayacaktır.

Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi hakkında nihai karar verilmesiyle başlayan tasfiye süreci, alacak miktarının tahsil edilmesiyle tamamlanır. Borçlu eşin malvarlığının ya da terekesinin tasfiye borcunu karşılamaya yetip yetmediği ancak bu sürecin ilerleyen aşamalarında belli olacağından, üçüncü kişinin daha tasfiyenin başlangıcında (mahkeme kararıyla) borçtan sorumlu tutulması doğru olmaz.

Somut olaya gelince; eşler, ... tarihinde evlenmiş, ... tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son).

Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa'nın 10, TMK 202/1.m).

Tasfiyeye konu ... ada ... parseldeki 40 numaralı mesken edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu ... tarihinde satın alınarak, davalı eş Keziban adına tescil edilmiş, boşanma dava tarihi öncesi ... tarihinde ...'ın babası diğer davalı ... ...'e devredilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).

-//-

1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğine, boşanma davasındaki eşya ile ilgili talepleri olmadığına dair eşlerin beyanlarının boşanmanın feri niteliğinde olmayan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğinden vazgeçme olarak nitelendirilemeyeceğine, yukarıda ayrıntıları ile açıklanan usule göre davalı Keziban'ın kişisel malı niteliğindeki dava dışı evi ile çekilen kredinin evlilik içine isabet eden ödemelerinin hesaplamada dikkate alındığına,

netice itibarıyla dava konusu evin piyasa sürüm değeri üzerinden davacının % 25 oranda katılma alacağının olduğunun kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına göre katılma yolu ile hükmü temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalılar ile vekillerinin aşağıdaki husus dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Mahkemece dava konusu taşınmazın evlilik birliği içinde davacıdan mal kaçırma amacı ile devredildiği kanaatinden hareketle son keşif tarihindeki piyasa sürüm değerini dikkate alan bilirkişi raporuna değer verilerek ... keşif tarihindeki 145.000 TL üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmuştur.

Ancak davadaki talep katılma alacağı niteliğinde olduğundan, her ne kadar mal rejimi sona erdiği tarihte taşınmazın eş tarafından diğer davalı babasına satılması sebebiyle tasfiyeye konu mevcut mal bulunmamakta ise de,

TMK'nın 229.maddesine göre davalı eşin diğer davalı babasına boşanma dava tarihinden yaklaşık 2-2,5 ay kadar önce devretmesi sebebiyle tasfiyede dikkate alınması doğru ise de boşanma dava tarihinden önce yapılan devir sebebiyle TMK'nın 235/2.maddesine göre tasfiyede dikkate alınması gereken değerin malı devredildiği ... tarihindeki piyasa sürüm değeri olduğu gözden kaçırılarak keşif tarihindeki değere itibar edilmesi doğru olmamıştır.

Devir tarihindeki piyasa sürüm değeri bakımından alınan bilirkişi raporları da çelişkiler içerdiği gibi hüküm vermeye de yeterli değildir.

Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş; dava konusu 40 numaralı meskenin davalı ... tarafından diğer davalı babası ......'e devredildiği ... tarihi itibarıyla piyasa sürüm (rayiç) değerini belirlemek amacı ile önceki dinlenen bilirkişiler dışında fen, inşaat ve emlak alanında uzman bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan gerekçeli ve hüküm vermeye yeterli rapor almak, bu rapor neticesi belirlenecek sürüm değerinin % 25'inin davacının katılma alacağı olduğunu gözetmek ve buna göre hüküm kurmak olmalıdır.

Ayrıca; davada eş ... ile meskeni devrettiği babası ...'in davalı olarak gösterilmesi TMK'nın 229/3 ve 241.madde karşısında doğru ise de, davada hükmedilecek katılma alacağının davalı eş Keziban'dan tahsiline karar verilebileceği, taşınmazın son maliki davalı ...'in bu alacağın ödenmesinden bu aşamada yani daha tasfiyenin başlangıcında sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden hükümde karışıklığa neden olacak şekilde alacağın "davalıdan" tahsiline şeklinde hüküm kurulması,harç ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle katılma yolu ile temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalılar ve vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı sebeplerle davalılar ve vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün bu bentteki nedenlerle sınırlı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.101,15 TL peşin harcın davalıya, 538,35 TL peşin harcında davacıya istek halinde iadesine 24.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/4888, K. 2015/21127, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/4888
Karar No
2015/21127
Tarih
24 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/4888 K.2015/33088
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/4888 K.2015/10558
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/4888 K.2015/18319
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/4888 K.2015/12303
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/4889 K.2015/12085
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/4889 K.2015/18313

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.