KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/5172 E., 2017/6519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin haline münasip evinin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı vekili şikayetin reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece taşınmaz üzerinde borçlunun ticari işlerine teminat olması için serbest iradesiyle kurduğu ipotek bulunması nedeniyle haczedilmezlik şikayetinden vazgeçtiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır.
Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller. Ancak, taşınmazın tapu kaydında ipotek bulunmasına rağmen haciz tarihinden önce ipoteğe konu borcun ödenmiş olması halinde, tapu kaydındaki mevcut ipotek şerhi, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunma hakkını ortadan kaldırmaz.
Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda, taşınmaz üzerinde 24.11.2010 tarihinde tesis edilmiş ticari nitelikli ipotek bulunduğu görülmekte ise de, haciz tarihi olan 07.12.2012 tarihi itibarıyla ipoteğe konu borcun ödenip ödenmediği hususunun araştırılmadığı görüldüğünden; bu husunun araştırılması ve haciz tarihi itibariyle ipotek borcu ödenmiş ise meskeniyet şikayetinin esastan incelenmesi gerekir. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/5172, K. 2017/6519, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama