KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/10585 E., 2020/399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 489 ada 23 parsel sayılı taşınmaz hakkında davalılar tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ancak taşınmaz üzerinde bulunan evi kendisinin 1979 yılında yaptırdığını belirterek, bahsi geçen evin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 489 ada 23 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1. kat 4 nolu bağımsız bölümün davacıya ait olduğunun tespitine, diğer bağımsız bölümlere ilişkin talebin sübut bulmadığından reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 489 ada 23 parsel sayılı taşınmazın bahçeli 2 katlı kargir apartman vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde 1, 2, 3, ve 4 nolu bağımsız bölümlerden oluşan bahçeli apartman bulunduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı muhdesatın tespiti talebinde bulunmuş ise de; 489 ada 23 parsele ilişkin tapu kayıtları incelendiğinde, zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm, 1. kat 3 nolu bağımsız bölüm ve 1. kat 4 nolu bağımsız bölümün tarafların murisi ... ait olduğu; zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün dava dışı ... ait olduğu başka bir anlatımla; dava konusu yapıda kat mülkiyeti kurulduğu, her bir dairenin ayrı bir bağımsız bölüm olarak tapuya tescil edildiği ve her bir daire için ayrı bağımsız bölüm tapusu oluşturulduğu hususunda herhangi bir tereddüt yoktur.
O halde Mahkemece; ortada tespitine karar verilebilecek muhdesat niteliğinde bir yapı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/10585, K. 2020/399, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama