İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/10807 K.2018/17125

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/10807Karar2018/17125Tarih11 Ekim 2018Okuma5 dk · 1.050 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/10807 E., 2018/17125 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2018
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.050 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, ...... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan davalı adına kayıtlı taşınmazlar ile ... ili ... ilçesi ...’de 41 parselde bulunan ve davalı tarafından 19.10.2012 tarihinde muvazaalı olarak ...... Efe isimli kişiye devredilen taşınmaz üzerinde, davaya konu taşınmazların dava tarihi itibari ile değerlerinin tespiti ile davacının katkı payına isabet eden miktarın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, harcını yatırdığı 21.01.2016 tarihli dilekçe ile talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 260.250 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı ... vekili, davacının gelir elde etmediğini, katkıda bulunmadığını, taşınmazların davalının babasının katkısı ile edinildiklerini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazlardan ... köyü 2570 parselde bulunan taşınmazın 1/4 hissesinin 23.02.1989 tarihinde davalı adına tescilinin yapıldığı, ... köyünde bulunan diğer 275, 1447, 2111, 2571 ve 2787 parsellerin ise davalının şahsi malı olduğu, bu taşınmazlar yönünden davacının herhangi bir katkı alacağının bulunmadığı, ancak davacının ...... eşyaları ile ... köyü 2570 parselin 1/4 hissesinin alımına katkıda bulunduğu, yine ......

Avcılar 41 parselde bulunan bina için aynı mahallede davacıya ait bir taşınmazın satılarak davacının bu taşınmaza katkı sağladığı gerekçesiyle, davacının katkı oranı 2570 parsel için %50, 41 parseldeki taşınmaz için %45 kabul edilerek, her iki taşınmaz için toplam 260.250,00 TL katkı payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.

01.01.2002 tarihinden önce 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (TKM) yürürlükte olduğu dönemde, eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (TKM mad.170). TKM'de, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenleme mevcut olmadığından, eşlerin bu dönemde edindikleri mal varlığının tasfiyesine ilişkin uyuşmazlık, aynı kanunun 5. maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri göz önünde bulundurularak "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi kurallarına göre çözüme kavuşturulmalıdır. Zira Borçlar Kanunu, Medeni Kanunun tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir (eBK mad.544, TBK mad.646).

Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (TKM mad.186/1). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (TKM mad.189). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği mal varlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir.

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınan tasfiyeye konu mala, düzenli gelir dışındaki diğer mal varlığı (......, miras, bağış vb.) ile toplu katkıda bulunulduğu iddia edildiğinde; katkıda kullanılan mal varlığı değerinin, tasfiyeye konu malın satın alma tarihindeki bedelinin tamamı karşısındaki oranı saptanarak, bulunan bu katkı oranının, tasfiyeye konu malın dava tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle, davacı eşin katkı payı alacağı miktarı belirlenir.

Bu açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, öncelikle katkıda kullanılan mal varlığının (......, miras, bağış vb.) katkı tarihindeki parasal değeri ile tasfiyesi istenen malın hem satın alma bedeli hem de dava tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri ayrı ayrı tespit edilmelidir.

Sözü edilen değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için, gerek görülmesi durumunda konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Tasfiyeye konu birden fazla malın bulunması durumunda, her biri için aynı yöntem uygulanır.

Somut olaya gelince; eşler, 26.12.1978 tarihinde evlenmiş, 17.02.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son).

Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM mad.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1).

Temyize konu edilen, mahkemece kabul kararı verilip tasfiyede dikkate alınan ve eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı adına edinilen mallardan, 2570 parselin 1/4 payı ve Firuzköy’deki 41 parselin 159/11060 payı ile 41 parseldeki binanın, davalı adına edinilmesinde ve binanın yapılmasında davacı kadının, çalışması, ...... eşyaları ve kişisel malı olan dairesinin satışından gelen parayla katkıda bulunulduğu iddia edilmiştir.

Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 Sayılı TMK mad.179).

Davalı vekilinin kabule yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi sonunda;

Mahkemece dava konusu taşınmazlaarın bir kısmının davalının şahsi malı olduğu, taşınmazlardan 2570 parselin 1/4 payının davacının ...... eşyaları kullanılarak, 41 parselde bulunan taşınmazın ise davacının daha önce maliki olup satılmasından elde edilen para ile edinildiği kabul edilerek, bu iki taşınmaz yönünden davacı lehine katkı payı alacağı hesaplanmış ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.

Davacı tarafça 41 parselin alımında davacının maliki olduğu taşınmazın satımından elde edilen paranın kullanıldığı iddia edilmiş, davalı tarafından taşınmazın varlığı kabul edilmekle beraber, satıştan gelen bedelin müşterek çocuğun sağlık harcamasında kullanıldığı savunulmuştur.

Bu durumda davacının adına kayıtlı taşınmazın bulunduğu kabul edilebilir ise de, gerek katkı oranı gerekse 41 parsele yapılan katkı payı alacağının usul ve yasaya uygun hesaplanması için, öncelikle dava konusu 41 parsel ile davacı adına kayıtlı olup satıldığı konusunda ihtilaf olmayan taşınmaza ait edinme ve satışlarına ilişkin tapu kayıtları ve tüm dayanak belgelerin dosyaya kazandırılması, davacıya ait bu taşınmazın satışından elde edilen bedel ile dava konusu 41 parselin edinme değerinin kıyaslanarak,

Dairemiz uygulamalarındaki usul ve yöntem de gözetilmek suretiyle davacının alacak talebi ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken, tapu kayıtları ve dayanağı belgeler getirtilmeden, usule uygun hesaplamada dikkate alınmaları gerektiği gözetilmeden, eksik belgelerle, bilirkişinin dayanağı olmayan, denetimi de yapılamayan raporu dikkate alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Ayrıca, 2570 parselin alımında davacının ......leri ile %50 katkının kabul edilebilmesi için öncelikle ......lerin varlığının, sonrasında bu ......lerin 2570 parselin alımında kullanıldığının davacı tarafından ispat edilmesi gerekli olup, bu hususta mahkemece yeterli inceleme ve araştırma da yapılmamıştır. Kabule göre de; dava konusu taşınmazların bir kısmının gerekçeden de anlaşılacağı üzere davalının şahsi malı olarak kabul edildiğinden, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi yerinde ise de, yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde bu hususun, diğer deyişle kabul ve red oranının gözetilmemesi de hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/10807, K. 2018/17125, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10807
Karar No
2018/17125
Tarih
11 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/10817 K.2018/7799
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/10822 K.2018/12378
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/10851 K.2018/10090
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/10859 K.2018/21749
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/10863 K.2018/12293
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/10873 K.2018/7744

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.