KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/13063 E., 2020/1997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, Halkalı Mahallesi, Bezirganbahçe mevkinde 181 ada 16 parsel sayılı taşınmazında vekil eden ile davalının 1/2 şer pay ile müşterek malik olduklarını, taraflar arasında derdest Küçükçemece 1. Sulh Hukuk Mahkemesince görülen 2013/709 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğunu, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı müstakil evden oluşan binanın davacı tarafından inşa edildiğini belirterek; Halkalı Mahallesi, Bezirganbahçe mevkinde 181 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davalı yan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile "Dava konusu.. İli, .. ilçesi, . Mahallesi, 181 ada, 16 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 katlı binanın davacı ...' e ait olduğunun tespitine, harçlar yasası uyarınca alınması gereken 8.563,07 TL harçtan, ilk harç 25,20 TL, ıslah harcı 3.000,00 TL harcının mahsubu ile bakiye 5.537,87 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinden 3.054,20 TL, tebligat, müzekkere, bilirkişi, keşif harcı, araç gideri 1.160,00 TL olmak üzere toplam 4.214,20 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı vekili için AAÜT gereğince takdir olunan 12.778,48 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine." karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olaya gelince, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri 125.356,00 TL olup, davalının payına isabet eden dava değeri 62.678,00 TL'dir. Ancak davacı vekili 07.09.2015 tarihinde harcını tamamlamak suretiyle dava değerini 44.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Buna göre, Mahkemece dava değeri olan 62.678,00 TL üzerinden karar ve ilam harcına; davacı yanın harçlandırdığı 44.000,00 TL üzerinden ise davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda bildirilen dava değeri üzerinden yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/13063, K. 2020/1997, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama