KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/13326 E., 2020/2576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil (Olağanüstü Zilyetlik İddiasına Dayalı
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesine bağlı ... mah. ... mevkii 19 ada 59 ve 68 parsel numaralı taşınmazların tapu kaydının; 5/6 hissesinin vekil edeni Abdurrahmanoğlu ... adına, 1/6 hissesinin ... adına tapuda kayıtlı bulunduklarını, TMK’nin 713/2. maddesi gereğince kazanma koşullarının vekil edeni adına gerçekleştiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile ...'nin taşınmazlardaki payları bakımından tapu kayıtlarının iptaline, vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacı yanın davalı ...'nin veraset ilamını almadığı, mirasçılarını davaya dahil etmediği ve davada taraf teşkilinin sağlanamadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı TMK'nin 713/2. maddesine dayalı olarak ispat koşulları birbirinden farklı 3 ayrı sebeple iptal ve tescil davası açılması mümkündür. Buna göre; aynı koşullar altında maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş yada hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanında açıkça “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” hukuki sebebine dayanmıştır. Bu sebebe dayalı olarak açılan davalarda husumet yalnızca Hazine'ye yöneltileceğinden ve hali hazır durumda Hazine davada taraf olduğundan, taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekir. Öte yandan, tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve nüfus kayıtları içeriğine göre malik bilinen kişidir. Davacı yan ölüm sebebine de dayanmadığına göre, davanın esastan reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de; davanın reddi sonuç itibariyle doğru olduğundan, yukarıda açıklanan gerekçeyle gerekçesi değiştirilmek ve hüküm fıkrası düzeltilmek suretiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/13326, K. 2020/2576, 16 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama