KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/1396 E., 2016/2227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aideyetinin tespiti usulden reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... havale tarihli dava dilekçesi ile babasından kalan taşınmazlardan ... ada ... parsel üzerinde bulunan ahır, ... ada ... parselde bulunan beton set, ... ada ... parselde bulunan ahır süt damı (merek)'in kendisine ait olduğuna karar verilmesini, ayrıca ... ada ... parselde dört gün süre ile kepçe çalıştırdığından kepçe çalıştırma bedelinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde dava dilekçesinin bulunması gereken zorunlu unsurlar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini ve davacının muhdesat üzerindeki iadiyet iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taşınmazların ve üzerindeki muhdesatın mülkiyetinin tamamının mirasçılara ait olduğundan davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, davacının dava dilekçesinde bir kısım davalıların bildirmiş olduğu adreslerine davetiye çıkarıldığı, ancak bir kısım davalıların adreslerini ve kimlik bilgilerini bildirmediğinden davetiye çıkarılamadığını, davacıya adres ve kimlik bilgileri bildirmeyen davalıların adres ve kimlik bilgilerinin bir hafta içerisinde bildirilmesi için ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, davacının ise süresi içerisinde davalıların adres ve T.C. Kimlik numaralırının bildirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
Hüküm, davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
"Davanın açılmamış sayılması" ile "davanın usulden reddine" ilişkin kararların hukuken doğurduğu sonuçlar farklıdır. Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 119/b maddesi uyarınca dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardaki eksikliğin verilen kesin süre içinde davacı tarafından tamamlanmamasının yaptırımı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi değil; "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesidir.
Durum böyleyken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/b bendi uyarınca bir kısım davalıların adresleri gösterilmemiş, aynı maddenin son fıkrası uyarınca mahkemece verilen bir haftalık kesin süreye rağmen eksiklik gedirilmediğinden "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi gerekirken; usul hükümlerinin hatalı değerlendirilmesi sonucu Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın "dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. -//-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/1396, K. 2016/2227, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama