KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/19119 E., 2017/16789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konu yapılamayacağını, icra emrinde yazılı ilamın taraflarına tebliğ edilmediğini, faizin hangi tarihler arasında ve ne şekilde hesaplandığının icra emrinden anlaşılamadığını belirterek takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dayanak ilam henüz kesinleşmediği gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmiş; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 443/4. (HMK'nun 367/2) maddesi gereğince gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur.
Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, 3. cilt sayfa 2212).
Somut olayda takibe konu ilamının incelenmesinde; Mahkemece davanın tazminat yönünden kabulüne karar verilerek tazminata hükmedildiği, ilamda sicilde değişikliğe yol açan taşınmazın aynına ilişkin tescil hükmü bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle dayanak ilam taşınmazın aynına ilişkin olmayıp, infazı için kesinleşmesi koşulu bulunmadığından bu yöndeki şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/19119, K. 2017/16789, 13 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama