KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/250 E., 2016/3629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali ve Yıkım
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... tarih ve ... sayılı hükmün Daire'nin ... gün ve ... sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı ... vekili ve davalılar vekili taraflarından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
... tarafından açılan, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uygulamasına dayalı tapu iptal/terkin davası mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12.maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiş, temyizi inceleyen Y.1.HD. "davanın esasına ilişkin olarak verilen, hak düşürücü süre yönünden davanın reddi kararına ilişkin temyiz talebini reddetmiş; hükmü sadece hüküm ferilerine ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozmuştur. Böylece hükmün davanın reddine ilişkin bölümü kesinleşmiştir.
Hak düşürücü süre nedeniyle verilen davanın reddi kararı; usule ilişkin bir karar olmayıp; maddi hukuka ilişkin bir karardır. Bozma sonrası devam eden yargılama, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkindir. Davanın esasıyla ilgili olarak usulünce devam eden bir dava bulunmadığı sürece; hükmün kesinleşen bölümü kamu düzeni ilkesine aykırı olsa bile; hükmün esası yeniden ele alınarak yargılama ve inceleme konusu yapılamaz.
Hükmün kesinleşen bölümlerinin yeniden yargılama konusu yapılması; "usuli kazanılmış hak ilkesi" ile " hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi"ne aykırı olur.
Durum böyleyken, mahkemece davanın kesinleşmiş olan bölümleri yönünden yeniden hüküm verilmesi ve bu hükmün temyizi üzerine de Yargıtay ilgili Dairesi'nin hükmün kesinleşmiş bölümü (somut davada davanın esası hakkında) hakkında önceki kararına aykırı nitelikte yeni bir karar vermiş olması; ilk bozma/onama kararıyla diğer taraf yararına oluşmuş olan usuli kazanılmış hak durumunu ortadan kaldırmayacağı gibi, yeni hükme ilişkin olan bozma kararına mahkemece uyulmuş olması da, bu sefer diğer taraf yararına yeni bir usulü kazanılmış hak durumu doğurmaz.
Belirtilen hususlar, temyiz incelemesi aşamasında karşı oyumuzda da açıklanmıştır. Bu durumda, karar düzeltme talebinin kabulü ile, davanın esasına ilişkin yerel mahkeme hükümünün davanın reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyorum. Değerli çoğunluğun karar düzeltme talebinin reddi kararına bu sebeplerle katılmıyorum.01.03.2016
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/250, K. 2016/3629, 1 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama