KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/3658 E., 2018/13160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ... İli, ... İlçe, ... Mahallesi, 581 ada, 91 pafta, 396 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın davacının katılma alacağı yok etmek için davalının babası ...’e ve 3. bir kişi olan komşusu Murat isimli bir kişiye muvazaalı olarak devredildiğini bu nedenle 5.000 TL katılma alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş.
Davalı vekili, ... ... 581 ada ve 396 parselde ne davalı adına, ne de 3. kişi olarak belirtilen ... isimli kişiye ait bir taşınmaz bulunmadığını, mal kaçırma gibi bir tasarrufunun bulunmadığını, davalının babasına ait bir takım taşınmazlar olduğunu ancak bunların evlilik öncesi edinildiğini, evlilik içerisinde edinilen bir malın olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin maddi hata ve ihbar dilekçesi usulüne uygun olmadığından reddedilmesi gerektiği, mahkemece ilgili eksikliğin giderilebilmesi açısından iyiniyet dikkate alınarak taraflara süre verildiği, bu süre içerisinde eksiklik giderilmediğinden yargılamanın sona erdirildiği, maddi hataların düzeltilmesi hususunun HMK 183.maddesinde düzenlendiği,
ilgili madde de maddi hataların tarafların veya mahkemenin açık yazı ve hesap hataları olduğu hususu yorum yapılmayacak şekilde düzenlendiğini, davacı vekilinin davanın konusu olarak gösterdiği gayrimenkulün yerine başka bir gayrimenkulü dava konusu ettiğini, bunu da maddi hata ile düzeltme dilekçesiyle mahkemeden talep ettiğini, ancak maddi hata dilekçesi ile ancak basit yazı hataları düzeltilebilecek olduğunu, davanın konusunu hatta davanın tamamını değiştirecek bir hususun ancak karşı tarafın muvafakati olmadığında ıslah talebi ile değiştirilmesi mümkün olacağını,
davacı vekilinin yargılama sırasında usulüne uygun ıslah talebinde bulunmadığını dava konusu ettiği taşınmazın da herhangi bir kaydına mahkemece yapılan araştırmada rastlanmadığından dolayı, böyle bir taşınmaz söz konusu olmadığı gerekçesi ile dava red edilmişse de dava, dava dilekçesinde 581 ada, 396 parsele ilişkin katılma alacağı olarak açıldıktan sonra davacı vekili ön inceleme duruşmasında dava dilekçesinde ada ve pafta numarasını yanlış bildirmiş olabileceğini, katılma alacağı talebinin olduğunu bildirmiştir.
Daha sonra davacı vekili 19.10.2015 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesi ile dava konusu yaptığı taşınmazın aynı ada, 518 parsel olduğunu beyan etmiş. Maddi hata olan parsel numarasının düzeltilerek, diğer talepleri tekrar aynı doğrultuda katılma alacağı isteği bulunduğuna göre, bulunduğu il ve ada numarası davalı tarafından kendi babasına satış yaptığı gelen tapu kaydından anlaşıldığından,
parsel numarasında hata yapıldığı kabul edilmesi gerekirken, herhangi bir süre verildiği gerekçede belirtildiği halde, süre ve imkan verilmeden nitelemeyi maddi hata yapmak suretiyle doğru olduğu kabul edilen 518 parsel ile yargılama devam ile tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan düşüncelerle usule ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/3658, K. 2018/13160, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama