KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/6648 E., 2019/1963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, vekil edenine ait işletmenin 2013 yılında mermer blok kesme makinası imal etmek üzere tek amaç için tek kişi tarafından kurulduğunu, üçüncü kişi şirketin tek yetkilisi ve kurucusu olan...n borçlu şirketde sadece %5 hisseye sahip olduğunu belirterek, istihkak iddialarının kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişi şirket kurucusunun borçlu şirkette hisse sahibi olduğunu ve borçlu şirket kurucusunun kardeşi olduğunu, iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuna göre borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olmadığı, usulüne uygun tutulan ticari defterler ile doğrulanan faturaların ispat gücü gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK'nin 96/1. maddesinde, 3.kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda üçüncü kişi şirket yetkilisi bir adet ... marka laptop ile bir adet ... marka notebookun çalışanlara ait olduğunu iddia etmiştir. Üçüncü kişi yukarıda yazılı haklara dayanarak kendi lehine değil çalışanlar lehine istihkak iddiasında bulunmuştur. Bu durumda davacı üçüncü kişinin bir adet ... marka laptop ile bir adet ... marka notebook ile ilgili dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığından, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan ret kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/6648, K. 2019/1963, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama