KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/7798 E., 2017/8808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Takibin Taliki veya İptali
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını, takibe konu nafakaların zamanaşımına uğradığını, nafakaların bir kısmının... sosyal güvenlik makamlarından tahsil edildiğini ileri sürerek takibin durdurulmasını ve iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takip dayanağı ilamın icraya konulması için kesinleşmesinin beklenmesi gerekmediği, borçlu tarafından ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, ilamın zamanaşımına uğramadığı, icranın geri bırakılması şartları oluşmadığı gerekçesiyle icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Türk Borçlar Kanunu'nun 156/2. maddesine göre, borç bir mahkeme kararına bağlanmış ise zamanaşımı süresi 10 yıldır. Nafakaya ilişkin ilamlar, bir borcun veya bir hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, takip gününden geriye doğru on yıldan önce işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir. Buna göre Mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın istenebileceği gözetilerek takipte istenen 04.02.2003-13.08.2005 tarihleri arasındaki nafakalar için takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/7798, K. 2017/8808, 12 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama