KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/8087 E., 2019/2661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Davacı alacaklı vekili; 05.02.2015 tarihli hacizde borçlu şirkete ait malların haczedildiğini, borçlu şirketin alacaklılarından mal kaçırmak amacı ile borcun doğum tarihinden sonra haciz adresindeki işyerini ortağı olan üçüncü kişiye devrettiğini öne sürerek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içinde cevaplarını bildirmediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ile haciz adresinin farklı olduğu, borçlu şirket ile üçüncü kişinin faaliyet konularının farklı olduğu, mahcuzların borçlu şirketin faaliyet konusu ile uyumlu olmadığı, mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunun davacı alacaklı tarafça ispat edilemedeği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davanın reddine karar verilmekle birlikte; kendisini davada bir vekil ile temsil ettirmeyen davalı üçüncü kişi yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/8087, K. 2019/2661, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama