KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/8239 E., 2019/3063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 26.11.2015 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içinde cevaplarını bildirmemiştir.
Mahkemece, ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ile haciz adresinin aynı adresler olmadığı, üçüncü kişi şirketçe ibraz edilen fatura, vergi levhası ve ruhsat içeriklerine göre haciz adresinde üçüncü kişi şirketin faaliyet gösterdiği, borçlunun ticari mümessil olarak haciz adresinde bulunduğu, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olup aksinin alacaklı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; her ne kadar ödeme emri borçluya haciz adresinde tebliğ edilmemiş ise de, borçlunun haciz esnasında hazır olduğu, iş yeri ile ilgisinin olmadığını beyan ettikten sonra “ne yaparsanız yapın” diyerek haciz adresini terk ettiği, üçüncü kişi şirketin tek ortağının borçlunun eşi olduğu, üçüncü kişi şirketçe borçluya şirketi temsil hususunda taşınmaz alım-satımı ve bankadan para çekme yetkilerini de içeren geniş kapsamlı vekaletname verildiği, bu kapsamda İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu,
ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir.
Bu nedenlerle Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/8239, K. 2019/3063, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama