KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2016/9160 E., 2019/10573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, zilyetliği kendisine ait tapuya kayıtlı olmayan taşınmaza davalı tarafından tel örgü çekilmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, husumet itirazında bulunup, davacının yapı inşa ettiği alan dahil tapuya kayıtlı olmayan 50 dönümlük bu taşınmazın babası dava dışı ...'e ait olduğunu, davacının da muvafakatlerine dayalı olarak bu alana ev yaptığını, taşınmazın malik sıfatıyla zilyedinin babası olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının muvafakate dayalı olarak taşınmazı kullandığı, asli zilyedin davalı ve ailesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın tescil harici bırakılan alanlardan olduğu, davacı tarafından, müdahale edildiği iddia edilen alanın taşınmazın 651m²'lik kısmı olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki dava, her ne kadar zilyetliğe dayalı olarak açılmış ise de, tarafların dava konusu alanda mülkiyet iddialarının olduğu ve bu haliyle uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur.
Görev, kamu düzeniyle ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunlu bir usul kuralıdır.
Hal böyle olunca, davaya konu uyuşmazlığın çözümlenmesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden, Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/9160, K. 2019/10573, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama