İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/9564 K.2019/11359

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2016/9564Karar2019/11359Tarih16 Aralık 2019Okuma6 dk · 1.134 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2016/9564 E., 2019/11359 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
TMK'nin 713/2 Maddesi Gereğince (Ölüm Sebebine Dayanan) Mülkiyetin Kazanıldığının Tespiti Ve Taşınmazın Kamulaştırılması Neticesinde Davalılara Ödenen Kamulaştırma Bedelinin Dava Tarihinden İtibaren Yasal Faizi İle Birlikte Davalılardan (Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle) Tahsili İle Davacılara Ödenmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.134 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ...’ın, davalıların murisi olan ...’ın yeğeni olup, küçükken öksüz kalması nedeniyle dayısının yanında kalıp hizmetinde bulunduğunu ve bu hizmetleri nedeniyle dava konusu 119 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazın 900,00 metrekarelik kısmının kendisine ev ve bahçe yapması için 1975 yılında haricen bağışlanarak zilyetliğinin de devredildiğini bu bağışlama tarihinde taşınmazın tapulu olup tam hissesinin tapuda ... adına kayıtlı olduğunu,

vekil edenlerinin murisinin taşınmazın bağışlanan 900,00 metrekarelik kısmının zilyetliğini devralmasını müteakip beş yıl içinde bu bölüme bodrum üzeri bir kat ev yapıp diğer bölümlerine ise ağaçlar dikerek bahçe haline getirdiğini, davalıların murisi ...’ın 25.09.1982 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi ...’ın ise vefat tarihinin 26.03.2000 olup bu tarihe kadar, dayısı tarafından kendisine bağışlanan taşınmaz bölümünü davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını,

ölüm tarihinden anılan taşınmazın kamulaştırıldığı 19.11.2014 tarihine kadar ki zaman aralığında ise vekil edenlerinin davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyet olmaya devam ettiklerini, taşınmazın bütün olarak kamulaştırılması üzerine taşınmazın, müvekkillerinin murisine bağışlanan ve üzerinde müvekkillerinin murislerinin ev yapıp ağaçlar dikerek bahçe haline getirdiği 900.00 metrekarelik taşınmaz kısmının,

üzerindeki muhdesatlarla birlikte kamulaştırma kapsamına girmesi neticesinde tespit edilen 283.211,50 TL kamulaştırma bedelinin taşınmazın tapuda kayden maliki olan müteveffa ...’ın mirasçıları olan davalılara ödendiğini açıklayarak,

taşınmazın sözü edilen 900,00 matrekarelik kısmı yönünden önce, vekil edenlerinin 1975 yılında başlayıp onun ölüm tarihi olan 26.03.2000 tarihine kadar devam eden ve sonrasında onun mirasçıları olarak müvekkillerinin taşınmazın kamulaştırıldığı 19.11.2014 tarihine kadar devam eden davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetlikleri ile taşınmazda kayden malik olan müteveffa ...’ın ölüm tarihi olan 25.09.1982’den kamulaştırma yapılan 19.11.2014 tarihine kadar tapuda mirasçılarına intikal yapılmaması nedeniyle müvekkilerinin,

müteveffa kayıt maliki ...’ın ölüm tarihinden itibaren 20 yıllık sürenin dolduğu 25.09.2002 tarihinden itibaren taşınmazın 900,00 metrekarelik kısmının maliki olduklarının tespitini ve kamulaştırma kapsamında bu kısım yönünden tespit edilerek davalılara haksız biçimde ödenen 283.221,50 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili ise davaya cevabında davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taşınmazın kamulaştırılması aşamalarında davacı tarafça mülkiyet iddiasında bulunulmamış olması, taşınmazın tapuda mülkiyetinin el değiştirmiş olması, TMK’nin 713/2. maddesinin uygulama olanağının bulunmaması, sebepsiz zenginleşme nedeniyle terditli olarak alacak talebinin de bulunduğu belirtilmiş olmasına karşın aşamalarda mülkiyetin tespitine yönelik bir talebin bulunmaması ve mülkiyeti belgelendiren bir delilin bulunmaması gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, TMK’nin 713/2. maddesi gereğince, kayıt malikinin ölü olması nedeniyle taşınmazın bir kısmında mülkiyetin kazanılmış olduğunun tespiti ile taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle bu kısım için ödenen kamulaştırma bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsili talebini içermektedir.

Kural olarak, tapulu bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir. Ancak kanunun açıkça izin verdiği ayrık durumlarda tapulu bir taşınmazın tamamının veya belli bir payının koşulları oluştuğu takdirde olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması mümkün olabilir. Kanunda düzenlenen ayrık hallerden biri de, TMK'nin 713/2. maddesidir. Anılan fıkranın önceki düzenlemesinde “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir.

Aynı Kanun maddesinin 1. fıkrasında ise; “tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” düzenlemesine yer verilmiş, 5. fıkranın son cümlesinde de; “Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.” ilkesi getirilmiştir.

Anılan kanuni düzenlemelere göre; tapulu bir taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi adına tesciline karar verilmesi için, malikin ya da paydaşın ölmüş olması, yukarıda açıklanan koşullarda en az 20 yıl süre ile zilyet olunması ve bu süre içinde tapu kaydının intikal görmemesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, belirtilen koşulların tamamlanmasıyla mülkiyet kendiliğinden zilyede geçmiş olur. Mahkemece, sonradan verilen iptal ve tescile ilişkin karar yenilik doğurucu(inşai) nitelikte olmayıp, önceden doğmuş mülkiyet hakkının belirlenmesi niteliğindedir.

Her ne kadar, TMK'nin 713. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ölmüş” sözcüğü, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmişse de; Anayasa'nın 153/5. fıkrasında “iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği” açıklanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararında iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralını kabul etmek suretiyle, hukuksal ve nesnel alanda sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadar ki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.

Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; TMK'nin 713/1 ve 2. fıkralarına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davalarında, koşullarına uygun olarak 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlandığı anda mülkiyetin kazanıldığının ve zilyet lehine kazanılmış (müktesep) hak doğduğunun kabulü gerekmektedir. Şu halde, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.03.2011 tarihi ya da davanın açıldığı tarihten hangisi önce ise, o tarihe kadar kazanma koşulları tamamlanmışsa, tapunun iptaliyle zilyet adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Davanın yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.03.2011 tarihinden önce veya sonra açılmış olmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Ayrıca, TBK’nin 288 f.2 maddesinde, “bir taşınmazın ve taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması sözü vermenin geçerliliği, ancak resmi şekilde yapılmış olmasına bağlıdır” şeklinde düzenleme mevcuttur. O halde; bağışlama sözü verme taşınmazlar için TK. mad.26 ve TBK mad. 288 f.2 düzenlemesiyle resmi şekilde yapılmalıdır.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, bağışlandığı belirtilen taşınmazın tapulu taşınmaz olmasına, tapulu taşınmazların bağışlama ile mülkiyetinin kazanılmasının ancak tapuda yapılacak resmi işlemlerle olabileceğine, bağışlandığı ileri sürülen taşınmaz kısmının bölünebilir nitelikte olmamasına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacılar vekilinin muhdesatlara yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafça dava konusu taşınmazın 900,00 metrekarelik kısmının, davalıların murisi ... tarafından bağışlandığı ve sonrasında taşınmazın bu bölümü üzerine ev inşaa edilip ağaçlar dikildiği iddia edildiğine göre, bu konuda taraf delilleri toplanıp, sözü edilen taşınmaz kısmı üzerinde bulunan muhdesatların, davacılar veya murisleri olan ... tarafından meydana getirildiğinin ispatı halinde, davacı tarafça sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince, bu muhdesatlar için tespit edilerek ödenen kamulaştırma bedelinin istenebileceği değerlendirilmeden, yazılı şekilde davanın tümden reddi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/9564, K. 2019/11359, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9564
Karar No
2019/11359
Tarih
16 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9567 K.2019/5065
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/9571 K.2019/38953
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9579 K.2019/5218
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9587 K.2019/5066
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/9588 K.2019/21363
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/9589 K.2019/21364

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.