KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/11008 E., 2019/5589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Tanımanın İptali
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi ... ...'in ... 3. Noterliğinin 05.03.2002 tarihli, 6130 sayılı tanıma senedi ile davalı ...'i tanıdığını, ...'in annesi diğer davalı ...'ın muris ...'i kendisiyle evlenmek vaadi ile gerçekte murisin çocuğu olmayan ...'i tanımaya ikna ettiğini, tanıma işleminden kısa bir süre sonra davalı ...'nın muris ...'i terk ettiğini, bunun üzerine muris ...'in ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülen 2002/823 Esas sayılı davada tanımanın iptalini istediğini ancak yargılama sırasında murisin vefat ettiğini ileri sürerek tanımanın iptalini istemiş, Mahkemece, tanımanın iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 297 ve devamı maddelerinde düzenlenen ilgili tarafından çocuk ve anne aleyhine açılan tanımanın iptali davasıdır.
Dairemizce getirtilerek dosya arasına alınan tanıyan ... ... tarafından açılan ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülen 2002/823 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; davacının yargılama devam ederken öldüğü, davacının bütün mirasçıları davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmadan, yargılamaya katılan bir mirasçının davayı takip etmediğinden bahisle mahkemece dosyanın işlemden kaldırıldığı ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın taraflara tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmıştır. Bu dava dosyası değerlendirilmeden mahkemece hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/11008, K. 2019/5589, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama