KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/16017 E., 2017/15391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-birleşen davalı-karşı davalı vekili, davalı-birleşen davacı-karşı davalı vekili ile davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-birleşen davalı-karşı davalı ... vekili, vekil edeninin babası ve annesinin vefat ettiklerini, geride vekil edeni ile davalıların mirasçı olarak kaldıklarını açıklayarak dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, karşı davanın reddini savunmuş, birleşen davaya ilişkin beyanda bulunmamıştır.
Davalı-birleşen davacı-karşı davalı ... vekili, asıl davaya ilişkin beyanda bulunmamış, birleşen davada, vekil edeninin babası ve annesinin vefat ettiklerini, geride vekil edeni ile davalıların mirasçı olarak kaldıklarını açıklayarak dava dilekçesinde belirtilen mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, karşı davaya ilişkin beyanda bulunmamıştır.
Davalılar-birleşen davalılar-karşı davacılar ..., ... ve ... vekili, davanın ve birleşen davanın reddini savunmuş, karşı davada, karşı dava dilekçesinde bahsi geçen taşınmazlar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı-birleşen davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalılar-birleşen davalılar ..., ... ve ...'na usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamışlar ve cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın HMK 167 maddesi gereğince davalı-karşı davacılar ..., ..., ..., ... vekili Av....'un karşı davası yönünden tefrikine, tefrik edilen davanın ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, HMK 107/1, HMK 119/1-d ve HMK 119/2 maddeleri nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-birleşen davalı-karşı davalı ... vekili, davalı-birleşen davacı-karşı davalı ... mirasçıları vekili ile davalılar-birleşen davalılar-karşı davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-birleşen davalı-karşı davalı ... vekili ile davalı-birleşen davacı-karşı davalı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-birleşen davalı-karşı davalı ... vekili ile davalı-birleşen davacı-karşı davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince. Mahkemece, HMK'nun 119.maddesi uyarınca dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurlardan olan dava değerinin dava dilekçesinde bildirilmemiş olması halinde, aynı maddenin 2.fıkrasına göre davacı tarafa bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi mümkün olmadığı,
davanın tek başına tespit davası olarak da açılamayacağı çünkü davanın katılma alacağı davası olması nedeniyle eda davası niteliğinde olduğu bu nedenle tek başına tespit davası olarak kabul edilip davanın değerinin bildirilmemesinu kabul etmekte hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle HMK 107/1, HMK 119/1-d ve HMK 119/2 maddeleri nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmişse de, bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; asıl dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinin sonuç bölümünde, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ile belirtilen malvarlıklarının edinilmiş mal rejimi gereğince değerinin tespiti ile, bu değer üzerinden muris Hediye Yılmaztaşkın'a verilmesi gereken değerin yarısının 1/3'ü oranındaki kısmının ödenmesi talebinde bulunmuş, dosya arasındaki 11.06.2014 tarihli harçlandırma formu ve aynı tarihli sayman mutemedi alındısına göre 1.000-TL üzerinden 25,20-TL peşin harç yatırmış,
duruşmadaki beyanında da aynen "...her ne kadar dava dilekçemizde davanın değerini bildirmemiş isek de sözlü olarak dava değerini 1.000-TL olarak bildirip nispi harç ödedik ve miktarı 1.000-TL olarak bildiriyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Aynı şekilde birleşen dosya davacısı ... vekili birleşen dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ile belirtilen malvarlıklarının edinilmiş mal rejimi gereğince değerinin tespiti ile,
bu değer üzerinden muris Hediye Yılmaztaşkın'a verilmesi gereken değerin yarısının 1/3'ü oranındaki kısmının ödenmesi talebinde bulunmuş, dosya arasındaki 17.07.2014 tarihli sayman mutemedi alındısına göre 25,20-TL peşin harç yatırmış, duruşmadaki beyanında da aynen "...ayrıca peşin harç ve başvuru harcı adı altında iki ayrı harç alınmıştır, birisi başvuru harcı, diğeri 25,20-TL nispi harçtır, davanın değerini de 500-TL olarak bildiriyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava değerinin yargılama sırasında 1.000-TL ve 500-TL olarak bildirildiği ve bu değerler üzerinden harç yatırıldığı dosya kapsamından anlaşıldığına göre mahkemece davaya devam edilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16017, K. 2017/15391, 15 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama