KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/17282 E., 2019/4802 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Kaydın İptali ve Tescil Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşma talepli olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Duruşma talebinin değerden reddine karar verilerek Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, harca esas değeri 50.000,00 TL olarak gösterdiği dava dilekçesinde; mal rejmine ilişkin hükümler uyarınca evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmazlar ve aracın kayıtlarının iptali ile ½ paylarının davacı adına tesciline, davalının banka hesaplarında bulunan paranın ½’sinin de davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davacı taraf; vekaletnamesinde davadan feragate yetkili kılınmış vekili tarafından mahkemeye sunulan 07.12.2016 tarihli dilekçe ile müvekkilinin talebi üzerine davalı aleyhine açılan bu davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davadan feragat, davacının açmış olduğu davada talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK mad. 307). Feragat, davacının mahkemeye hitaben tek taraflı, açık bir irade açıklaması ile gerçekleşir. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâllerinde, feragatın iptali istenebilir (HMK mad. 311/1-2. cümle. Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, Cilt:IV, İstanbul 2001, sahife:3646 vd.).
Davacının davadan feragatı halinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği şüphesizdir. Bu itibarla mahkemenin bu yöndeki gerekçesi kural olarak doğrudur. Ne var ki, somut olayda davacı taraf feragati nedeniyle reddine karar verilmiş bulunan davada, korkutma nedeniyle iradesinin fesada uğratılarak feragat beyanında bulunmasının sağlandığını yargılama aşamasında ileri sürmüş ve aynı iddiayı öne sürerek kararı temyiz etmiştir.
Başka bir anlatımla, feragat beyanının irade fesadı nedeniyle geçersiz olduğu iddiasıyla feshi ile alacak talebi hakkında karar verilmesini talep etmiştir. Bu gibi durumlarda yapılması gereken, feragatin geçersizliği iddiasının hadise olarak aynı mahkemede görülüp, sonuçlandırılmasıdır. Tüm bu açıklamalara göre, Mahkemece yapılacak iş.
Türk Borçlar Kanunu'nun 30. vd. maddelerinde belirtilen irade fesadı hallerine dayanıldığına göre, bu husustaki iddianın ilgili hükümler çerçevesinde ve gerektiğinde taraf delilleri toplanarak hadise olarak incelenmesi, feragat beyanının dayanılan sebeplerle geçersiz olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/17282, K. 2019/4802, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama