KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/2045 E., 2017/6757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacılar İcra Mahkemesi'nden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar, 01/03/2012 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 06/03/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 143.74800 TL kira ve 2.126,68 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmişler, davalı borçlu vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; takip dayanağı kira sözleşmesini kabul etmediklerini, alacaklıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı fiilen kullanmadığını belirterek borca itiraz etmiştir.
İİK'nun 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi ve kira ilişkisini kabul etmiş sayılır.
Aynı Kanunun 269/b maddesinde de “Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalı borçlu ödeme emrine yaptığı itirazda takip dayanağı kira sözleşmesindeki imzayı açıkça inkar etmeyip, borca itirazda bulunduğundan kira ilişkisinin ve borç miktarının kesinleştiğinin kabulü zorunlu olup alacaklının İİK 269/b maddesinde yer alan noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameyi ibraz etmesi zorunlu değildir. Davalı iddiasını İİK. 269/c maddesine göre ispatlaması gerekir.
Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/2045, K. 2017/6757, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama