KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/4282 E., 2017/15581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın Tahliyesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine beş aylık kira borcunun ödenmemesinden dolayı takip başlatıldığını, borçlunun yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, yine yasal 30 günlük süre içinde kira borcunu da ödemediğini belirterek kesinleşen takip nedeniyle davalının kiralanan taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. Mahkemece, İİK 269/a maddesi gereğince oluşan temerrüt nedeniyle davanın kabulüne, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanununun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur.
Somut olayda takibe dayanak yapılan 01.05.2015 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi kiraya verenler ...... ve .... adlarına vekaleten ... ile davalı ... arasında aktedilmiştir. Kiraya verenler ... ... ve Gülhanım Koptagel olduğuna göre takibin aynı kişiler tarafından başlatılıp davanın da aynı kişiler tarafından açılması gerekir iken, takibe sözleşmeyi kiraya verenlere vekaleten imzalayan ... tarafından geçilmiş olup dava da aynı kişi tarafından açılmıştır. Davacı olarak ...’ın kendi adına takip yapma ve dava açma ehliyeti yoktur. Mahkemece, kiralayanlar tarafından açılan dava bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/4282, K. 2017/15581, 27 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama