KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/5141 E., 2018/10646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın Tahliyesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı tüzel kişiliği haiz ticaret şirketi olup Tebligat Yasası'nın 12 ve 13, Tebligat Tüzüğü'nün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat usulünü düzenlemiştir. Anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması, yetkili temsilcinin herhangi bir sebeple mütat iş saatlerinde işyerinde bulunmaması veya evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda tebliğin tüzel kişinin memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Somut olayda duruşma gününü bildirir davetiye, iş yerinde çalışan imzasına tebliğ edilmiştir. Davalı şirketin yetkili temsilcisi araştırılmadan ve işyerinde bulunup bulunmadığı belirtilmeden doğrudan çalışana yapılan tebligat, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince usulsüz olup söz konusu tebligata dayanılarak taraf teşkili sağlandığından söz edilemez. Öte yandan, dava dilekçesinin ise davalı şirkete hiç tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27.maddesi hükmüne göre hakim davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/5141, K. 2018/10646, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama