KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/6318 E., 2017/4702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, ...'ın, psikolojik rahatsızlığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık nedeniyle kısıtlanması istenmiş; Mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi açısından alınan sağlık kurulu raporunun, 406.madde yönünden ise dinlenen tanık beyanlarının yeterli görülmeyerek davanın reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi kapsamında kalan malvarlığını kötü yönetme, savurganlık ve kötü yaşama tarzı, 405. madde bakımından akıl hastalığı sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının kısıtlanması istenilenin eşi olduğu, kısıtlanması istenilenin evlilik dışı birlikte yaşadığı kadına .... İlçesinde bulunan onbir parça taşınmazını tapuda devrettiği, bir parça taşınmazı dolandırıcılara kaptırdığı, yaptığı işlemlerle ailesini zarara uğrattığı, bu iddiaların tanık beyanları ile de sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde, savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı; 429.maddesinde ise, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergine yasal danışman atanacağı hükme bağlanmıştır.
Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin malvarlığını kötü yönetmesi ve savurganlık ile kötü yaşam tarzı iddiası olduğu halde Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 406. maddesi uyarınca yeterli bir araştırma ve değerlendirme yapılmamış, tapuda devredilen taşınmazların satış belgelerinin ilgili Tapu Müdürlüğü'nden getirtilerek satışın gerçek ve satış bedelinin gerçek değerinin altında olup olmadığı; getirtilecek banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlara göre, olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmemiştir.
Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak;
özellikle kısıtlanması istenilenin 2007 yılından beri tedavisini yapan Prof.Dr....'nun yazılı beyanları, taşınmazların devrine dair tapu kayıtları ve satış akit tabloları, banka kayıtları ile dinlenen tanık ifadeleri doğrultusunda, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık ve kötü yaşama tarzı hususlarında ...'ın Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesine göre kısıtlanması veya 429.madde kapsamında fiil ehliyetinin sınırlandırılarak kendisine yasal danışman atanması gerekip gerekmediği konularında denetime elverişli rapor alınarak,
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporuna ve yanılgılı şekilde yetersiz olduğu kabul edilen tanık beyanlarına göre eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/6318, K. 2017/4702, 30 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama