KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/7974 E., 2018/374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kayyım Atanması
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ...’ün biyolojik babasının davacı ... olduğundan, ... tarafından soybağının reddi davası, anne ... tarafından da babalık davası açılmadığını, yasal temsilcileri ile çocuğun menfaati çatıştığından ...'e kayyım atanmasını istemiş; davalılar vekili; çocuk ile anne arasında bir menfaat çatışması olmadığını, kayyım tayin edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş; mahkemece;
anne tarafından kendisine asaleten ve çocuğa velayeten açılmış bir babalık davası ve kayıtlı baba tarafından açılmış bir soy bağının reddi davası olmadığından anne ve çocuk arasında menfaat çatışması bulunmadığını, ...'in reşit olmakla süresi içinde soy bağının reddi davası açabileceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; TMK md 426 /2 gereği kayyım atanmasına ilişkindir.
TMK 291/2 maddesinde “Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açar.” hükmü getirilmiştir. Somut olayda davacının talebi kayıt babası tarafından soybağının reddi, anne tarafından ise babalık davası açılmaması yasal temsilcileri ile çocuğun menfaati çatıştığı gerekçesiyle bu davaların açılabilmesi için çocuğa kayyım atanması istenildiğine göre, yukarıdaki Kanun ve TMK'nın 426/2 maddesi “Bir işte Yasal temsilci ile küçük veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa ilgilinin isteği üzerine yada resen temsil kayyımı atanır” hükümleri gereğince küçüğe kayyım atanması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7974, K. 2018/374, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama