İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10089 K.2021/721

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü

Esas2018/10089Karar2021/721Tarih1 Şubat 2021Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/10089 E., 2021/721 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Şubat 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Müdahalenin Men'i, Kal Ve Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü

KARAR

Davacı vekili; müvekkilin ... ilçesi, ...

Mah. bulunan 116 ada, 30 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 116 ada, 31 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın maliki davalı tarafından müvekkile ait taşınmaz ile kendi taşınmazı arasına 2011 yılında duvar inşa edildiğini, müvekkil davacı tarafından duvarın kendi arsasına tecavüzlü olduğundan şüphelendiğini ve 25.02.2013 tarihinde 6106 nolu lisanslı harita kadastro bürosuna aplikasyon yaptırdığını, bunun neticesinde söz konusu duvarın müvekkil arsasına 14,07 m2 tecavüz ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilin davalıya tecavüzün ortadan kaldırılması için uyarılarda bulunduğunu,

davalının 4 yılı aşkın süredir duvarı ve arsayı bu haliyle kötü niyetli olarak kullanmakta olduğunu ve herhangi bir bedel ödemediğini, davalı tarafın yapmış olduğu müdahalenin önlenmesini ve duvarı kal’ini, fazlaya ilişkin tüm hakları sakla kalmak kaydıyla davalını geriye dönük tüm kullanımlarına karşılık gelen şimdilik 500,00TL ecrimisil bedelinin haksız kullanım başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili süresinde olmayan cevap dilekçesi ile ; davacının açmış olduğu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu duvarın inşa edilirken müvekkilinin komşusu olan davacı ile görüştüğünü, davacının muvafakati ile kadastro bilirkişisi getirilerek sınır tespiti yapıldığını, belirlenen sınıra uygun sanat duvarı şeklinde duvar inşa edildiğini, duvarın davacının arazisine tecavüzlü olduğu hususunun doğru olmadığını, duvarın davacı arazisine bakan tarafı da davacının talebi ile aynı teknik şartlarda ödemesi müvekkil tarafından yapılarak inşa edildiğini ve davacıdan hiç bir bedel alınmadığını,

dava konusu duvarı davacı hiç bir bedel ödemeksizin 2011 yılından bu yana müvekkil ile birlikte kullandığını,müvekkilin dava konusu olayda hiç bir kötü niyetinin olmadığını, kaldı ki ecrimisil isteme koşullarından birisinin de karşı tarafın kötü niyetli olması şartı olduğunu, ayrıca dava konusu olayda davacının her hangi bir zararının da bulunmadığını beyan ederek müvekkil aleyhine açılan iş bu davanın reddini talep savunmuştur.

Mahkemece; davanın kabulü ile; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii'nde 116 ada, 30 parsel numarasında kayıtlı taşınmaza davalı 116 ada, 31 parselde kayıtlı taşınmazın sahibi ...'ın fen bilirkişinin 23.02.2016 tarihli raporuna ekli krokide işaretli kırmızı ile boyalı olarak gösterilen 14.43 m2'lik tecavüzün meni ile arsa üzerine yapılan duvarın kaldırılmasına, 6.360,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar süresi içinde davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

1.Davalı vekilinin müdahalenin men’i ve kal istemlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan birleşen davaya ilişkin hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı vekilinin ecrimisil istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, müdahalenin men’i ve kal talep edilen taşınmazın tapu kaydında arsa vasfında olduğu anlaşılmıştır.

Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.

Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 ve devam eden maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle ecrimisil talep edilen taşınmazın arsa vasfında olduğu gözetilerek; taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kiralama bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda mevcut hesaplama yönteminin Daire uygulamasına aykırı düştüğü anlaşılmaktadır. Şöyle ki, Mahkemece hükme esas alınan 14.03.2016 tarihli İnşaat Mühendisi Bilirkişi raporunda, taşınmazın vasfının arsa olması karşısında; boş arsa olarak emsal temin edilemediğinden bahisle hesaplamanın otopark alanı olarak yapıldığı ve dönemlerin gün-ay-yıl şeklinde gösterilmediği, görülmüştür.

Bu durumda Mahkemece, Daire uygulamalarına uygun şekilde, emsallere göre araştırma yapılıp, dosyasının İnşaat Mühendisi Bilirkişiye tevdi ile yukarıda açıklanan arsa usulüne göre ilk dönem için ecrimisil bedelinin belirlenmesi, sonraki dönemler için ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle miktarın belirlenmesi, sonucunda ecrimisile hükmedilmesi gerekirken bu hususları içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin müdahalenin men’i ve kal istemlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu talepleri ilişkin kısımlarının ONANMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10089, K. 2021/721, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/10089
Karar No
2021/721
Tarih
1 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10094 K.2021/720
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10096 K.2021/725
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10097 K.2021/719
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10098 K.2021/718
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10099 K.2021/724
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10101 K.2021/382

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.