KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/11801 E., 2020/1726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Mirasçılar Arasında Yapılan Miras Taksim Sözleşmesine Dayanan Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davacılar vekili, davalı ... vekili, bir kısım davalılar ... ve müşterekleri vekili ile diğer bir kısım davalılar Eşref ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 20.01.1987 tarihli miras taksim sözleşmesi ile vekil edenine bırakılan 505, 1862 ve 1061 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 1862 parseli 1062 parsel olarak ıslah ettiğini bildirmiş bilahare de 1862 numaralı parselin sehven yazıldığını bunun 862 parsel olduğunu belirtmiştir. Davalı taraf, dava konusu edilen taşınmazların miras taksim sözleşmesi kapsamı dışında bırakıldığını ileri sürmüş ve taksimden beri davacı tarafın kullandığı iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ilk olarak davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.01.2015 tarihli ve 2014/18165 Esas, 2015/1333 Karar sayılı ilamıyla, “…davacı tarafa süre verilerek dava konusu yerlerin sözleşmede yazılı olan hangi taşınmazlar olduğunun açıklattırılması… dava konusu edilen yerlerin sözleşmede yazılı taşınmazlar olup olmadığının belirlenmesi ve sonraki tarihli miras taksim sözleşmesinin önceki tarihli sözleşmeyi hükümsüz hale getirip getirmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği” belirtilerek bozulduğu,
bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kabulüne 505 parsel, 1061 parsel ve 862 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras bırakanı ... adına tesciline karar verilmiş olup; hüküm, bir kısım davacılar vekili tarafından katılma yoluyla; davalılar ..., ..., ... vekili; davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve Davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, miras taksim sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; dava konusu edilen 505, 1061 ve 862 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi ... adına kayıtlı olduğu, ...’in 12.12.1976 tarihinde öldüğü ve mirasçılarının ..., ...., ... ve ... olduğu, mirasçılar arasında 20.01.1987 tarihinde miras taksim sözleşmesi yapıldığı daha sonra 24.06.1996 tarihinde ..., ... ve ... arasında ikinci bir miras taksim sözleşmesi yapıldığı anlaşılmıştır.
1.Bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Öncelikle belirtilmelidir ki; Mahkemece dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesi yerinde ise de; davacı ...’in yargılama sırasında öldüğü ve mirasçıları tarafından davaya devam edildiği gözetilerek ...’in mirasçılık belgesindeki miras payları oranında mirasçılar adına tescile karar verilmesi gerekirken, ölü ... adına tescile karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.Davalı ...’a yapılan harç tamamlamaya ilişkin muhtıra usul ve yasaya uygun bulunmadığından 08.05.2018 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Asıl karara yöneltilen temyiz itirazları diğer davalıların temyiz itirazları ile birlikte aşağıda değerlendirilmiştir.
3.Davalılar ..., ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tüm tarafların katıldığı ve geçerli olduğu anlaşılan davacı tarafça dayanılan miras taksim sözleşmesinde yer alan taşınmazların bozma doğrultusunda yapılan keşifte alınan beyanlar ve teknik bilirkişi raporu karşısında dava konusu 505, 862 ve 1061 parseller olduğu belirlendiğine göre, davalılar ..., ..., ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ve diğer davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
4.Dava 20.000 TL değer gösterilerek açılmıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuyla taşınmazların dava tarihi itibarıyla değeri 349,790 TL olarak belirlenmiş ise de; raporda dava tarihi 2008 olmasına rağmen 2016 yılı itibarıyla değerin belirlenmesi ve bu değer üzerinden harç ve vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; 2008 dava tarihi itibarıyla taşınmazların değerlerinin belirlenmesi, davacı tarafça peşin yatırılan ve tamamlanan harçlar da dikkate alınarak belirlenecek bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmetmek olmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/11801, K. 2020/1726, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama