KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/1466 E., 2019/1403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.12.2017 tarihli ve 2017/10162 Esas, 2017/16733 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde davalı eş adına edinilen taşınmaz nedeniyle 12.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle 12.000,00 TL alacağın 06.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, bozma ilamından sonra ıslah söz konusu olamayacağından ıslah isteğinin usulden reddine, fazlaya ilişkin tüm hakların saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel Mahkemenin kararı Dairenin 13.12.2017 tarihli 2017/10162 Esas, 2017/16733 Karar sayılı ilam ile onanmıştır. Davacı vekili süresi içerisinde sadece işleyecek faize yönelik karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacı lehine hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğindedir. TMK'nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hükmü yer almaktadır. Yargıtay'ın ve Dairemiz'in kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Dosya kapsamına göre Mahkemece, bozmadan önceki karar tarihi olan 19/11/2013 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, bozmadan sonra verilen karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığından ayrıca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1466, K. 2019/1403, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama