İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14779 K.2020/3526

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalılardan ... ve Temel Koll. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya…

Esas2018/14779Karar2020/3526Tarih16 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/14779 E., 2020/3526 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil-Tazminat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalılardan ... ve Temel Koll. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 325 ada 14 nolu parselde kayıtlı taşınmaza 2003/5734 sayılı Bakanlar Kurulu kararının resmi gazetede yayım tarihi olan 04/07/2003 tarihinden itibaren sahip olduğunu, davalıların bu tarihten dava tarihine kadar taşınmazı kullandığını ve davacı kurumun kullanmasını muhtelif davalar açarak ve verilen ihtiyati tedbir kararları ile engellediğini belirterek haksız ihtiyadi tedbirden kaynaklanan tazminat, ecrimisil ve müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.

Yargılama aşamasında davacı vekili, 01.04.2013 tarihli açıklama dilekçesi ile, “ davamız, gayrimenkul ve üzerindeki bağımsız bölümlerde davalıların haksız işgali nedeniyle uğranılan zararımızın, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 04.07.2003 tarihinden 03.04.2012 tarihine değin tespitine ve işlemiş faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline..” karar verilmesini istemiş ve toplam 10.500 TL ecrimisil değeri bildirmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafların dava konusu taşınmaza vaki müdahalelerinin men'ine, 17.851,42 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraflardan müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılardan ... ve Temeller Kollektif Şirketi ... ve Ortağı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekili ile davalılardan ... ve Temeller Kollektif Şirketi ... ve Ortağı vekilinin aşağıda ifade edilen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ev vasıflı çekişmeye konu 325 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesi ..., 2/4 hissesi (davalılardan) ...ve 1/4 hissesinin de Rahime Temel adına paylı şekilde kayıtlı iken, Aydın 1. İcra Müdürlüğünün 1991/5151 İcra esas sayılı takip dosyası üzerinden yapılan 27.09.1993 tarihli ihale ile ...adına kayıtlı 2/4 payın dava dışı Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş tarafından satın alındığı, bu şekilde ilgili bankanın paydaş sıfatını kazandığı,

paydaşlar arasında görülen Aydın Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.04.1995 tarih ve 1994/1241 Esas, 1995/483 Karar sayılı kararı doğrultusunda ihale satışının Aydın Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğunun 1996/19 numaralı dosyasında yapılarak 14 parsel cebri satışının Türkiye Tütüncüler Bankası A.Ş.

Memur ve Hizmetlileri Sosyal Sigorta ve Yardım Sandığı Vakfı tarafından kazanıldığı, bu aşamadan sonra bir kısım davalılar ve dava dışı kişiler tarafından çeşitli davaların açıldığı, bir kısım davalarda (devri önleyici) kısıtlayıcı tedbir kararlarının alındığı, vakfın 04.07.2003 tarih ve 2518 sayılı resmi gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulunun 2003/5734 sayılı kararı uyarınca aktif ve pasifleriyle birlikte Sosyal Sigortalar Kurumuna devredildiği, 04.05.2010 tarihinde vakıf adına kayıt edilen taşınmazın akabinde 05.05.2010 tarihinde de Bakanlar Kurulu kararı gereğince tahsisen davacı kurum adına tescil gördüğü anlaşılmaktadır.

4721 sayılı TMK'nin 705.maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” İİK'nin 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur.

İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihale tarihinde kazanmış olur.

Ayrıca davacı kurum Bakanlar Kurulu kararı ile ilgili vakfı aktif ve pasifleriyle birlikte devir aldığına göre, halefiyet ilkesi gereği (ihale tarihinden sonrasına denk gelen) Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanma tarihi olan 04.07.2003 tarihinden itibaren kural olarak ecrimisil isteyebilir.

Yine ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif, inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266. vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, eğer arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

Ne var ki, Mahkemece yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.

Şöyle ki, Mahkemece, ecrimisil talep edilen dönemde taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa hangi bölümün, kim ve/veya kimler tarafından, ne şekilde, hangi sıfatla kullanıldığı ve taşınmazın ecrimisil talep edilen dönemdeki durumu tam olarak saptanmamıştır.

Hal böyle olunca, Mahkemece, uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmaza (ecrimisil talep edilen dönemde baz alınarak) davalıların müdahalesinin bulunup bulunmadığı ve (var ise) hangi bölümün, kim ve/veya kimler tarafından, ne şekilde, hangi sıfatla, hangi zaman aralığında kullanıldığı tespit edilerek müdahale şeklinin (gerekçeleri ile birlikte) belirlenmesi, bilirkişilerden (özellikle taşınmazın yapı ve kullanım durumu da nazara alınarak) uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Ayrıca bilindiği üzere; taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.

Oysa somut olayda; davacı tarafından, 01.04.2013 tarihli açıklama dilekçesi ile toplam 10.500 TL ecrimisil talep edilmiş ve Mahkemece, bu talep aşılmak suretiyle (ıslah edilmeyen kısımda dahil ederek) toplamda 17.851,42 TL üzerinden hükmü kurulmuştur.

Yine, yukarıda izah edildiği üzere, davacı Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanma tarihi olan 04.07.2003 tarihinden itibaren ecrimisil talep hakkına sahip olduğuna göre, 04.07.2003 tarihinden dava tarihine kadar tam hisse üzerinden ecrimisil hesaplanması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 04.07.2003- 05.05.2010 arası 1/2 hisse, 05.05.2010-20.08.2010 arasında ise tam hisse üzerinden ecrimisil hesaplama yolunun seçilmesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekili ile davalılardan ... ve Temeller Kollektif Şirketi ... ve Ortağı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14779, K. 2020/3526, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/14779
Karar No
2020/3526
Tarih
16 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15001 K.2020/3590
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15307 K.2020/3458
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15393 K.2020/3451
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/15414 K.2020/7490
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/15433 K.2020/7491
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15579 K.2020/3871

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.