KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/15085 E., 2020/166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Dava türü
- Galle Fazlasına Müstehak Vakıf Evladı Tespiti
- Mahkemesi
- Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.04.2018 tarihli ve 2016/288 Esas, 2018/95 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacıların Tarsus İlçesinde kurulu mazbut ...Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiş, Mahkemece davanın kabulü ile davacıların vakfın evladı oldukları ve gelir fazlasından yararlanması gerektiklerine karar verilmiştir. Davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilince istinaf isteminin esastan red kararı temyiz edilmiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu... Vakfı’nın 1945 yılında mazbut vakıf statüsüne alındığı, dava konusu vakfın 1196 Hicri (1781 Miladi) ve 1197 Hicri (1783 Miladi) olmak üzere iki ayrı vakfiyesinin mevcut olduğu, bu vakfiyelerde galle fazlasının evlada verilmesi ile ilgili olarak ayrı ve özel düzenlemelerin bulunduğu,
1196 Hicri (1781 M.) tarihli vakfiyede "...evladı evladı evladıma zükuren ve inasen ala tarikıl, irs ve biemrillahi teala ve kazaihi evladımdan birisi vefat ettikde ann evlatları valitlerine hisselerine zükuren ve inasen tarikıl, irs mutasarrıf olalar..." denilerek galle fazlasının kız erkek ayrımı yapılmadan batın şartı getirilmeden evlada bırakıldığı anlaşılmakla Mahkemenin bu vakfiye yönünden davayı kabul etmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına göre, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre,
aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 1197 Hicri (1783 Miladi) tarihli vakfiyede galle fazlasına dair 1196 Hicri (1781 M.) tarihli vakfiyeden farklı düzenlemenin mevcut olduğu, buna göre; "...evladi zükurumun evladı zukurumun evladı evladı zükuruna hassaten inasdan ari olmak üzre..." denilerek iş bu vakfiyedeki taşınmazların galle fazlası için erkek evlat soyundan gelen erkek evlatlara şart kılındığı, davacıların nüfus kayıtları incelenmesinde anneleri Sebahat ile Hican ve anneanneleri Hediye üzerinden vakfeden ile soybağı kurulduğu yani vakfedenin erkek evlat soyundan gelmedikleri anlaşılmakla bu vakfiye yönünden davanın reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/15085, K. 2020/166, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama