KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/230 E., 2018/11038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.09.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü karşı taraftan davacı vekili Av. ... ve Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi, 30.04.2015 tarihinde haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu, borçluyla ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlulara ait birçok evrak bulunduğunu, davacı şirketin ise bu belgeleri ve aradaki bağın varlığını ortadan kaldıracak delil ortaya koyamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, üçüncü kişi ile borçlunun aynı adreste olmadığı, borçlunun şirket ortağı olmadığı, davacı üçüncü kişi şirket ile davacı borçlu arasında son bulan işçi işveren ilişkisi olduğu ancak söz konusu durumun ilan edildiği, borcun doğum tarihi olan 18/04/2015 tarihinden sonra davalı borçlunun üçüncü kişi şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, davacı 3. kişi ile borçlu şirketin faaliyet alanının, ortaklarının çalışanlarının aynı olmadığı, dolayısıyla üçüncü kişi şirket ile borçlu arasında organik bağ tespit edilemediği, hacze konu mallara ait faturaların davacının yevmiye defterinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak harca ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda,takibe konu alacak miktarının ( 20.409 TL) dava konusu hacizli malların değerinden (11.400 TL) fazla olduğu anlaşılmakla, karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretinin mahcuzların değeri üzerinden hesap edilmesi gerekir. Belirtilen bu hususlar dikkate alınmadan yanlış gösterilen dava değeri nazara alınarak, davalı taraf aleyhine fazla vekalet ücretine ve ilam harcına hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/230, K. 2018/11038, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama