KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/2305 E., 2018/15888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan gelen olmadığından dosya üzerinden inceleme yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı, maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın üzerinde tavuk çiftliği bulunduğunu, davalıya ait aynı ada ...parsel sayılı taşınmazda bulunan büyükbaş hayvan ahırının kendi taşınmazına taştığını ve ahırdan gelen atık suların da çiftliğine zarar verdiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, ahırın taşan kısmının yıkılmasına ve atık sulardan dolayı tazmianata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşkınlığın kadastro çalışmalarındaki hatadan kaynaklandığını ve ahırın 20 yıl önce o zamanki maliki tarafından iyiniyetle inşa edildiğini savunmuş, uygun bir bedel karşılığında da taşan kısmın tescilini talep ve dava etmiş, davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine, birleştirilen dosya davacısının temliken tescil isteminin kabulüne dair verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesince "... birleştirilen dosya davacısı ... ada ... parsel sayılı taşınmazı 29.03.2012 tarihinde satın almış olup, satın aldığı tarihte tapu kaydında “ahır ... ada ... no’lu parsele 88,90 m2 tecavüzlüdür” şerhi bulunmaktadır.
Yukarıda değinilen ilkelere göre birleştirilen dosya davacısının yararına sübjektif koşulun (iyiniyetin) gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu itibarla mahkemece birleştirilen davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Asıl davada davacı, ... ada ... parsel sayılı taşınmazına davalının elatmasının önlenmesine, taşkın bölümün yıkılmasına ve davalının ahırından akan suların taşınmazına verdiği zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 07.10.2013 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davacının ... ada ... parsel sayılı taşınmazına davalının ahır inşaatını taşırarak elattığı anlaşıldığından elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar verilmelidir.
Tazminat talebine ilişkin olarak ise bilirkişi raporu ile gerçekleşmiş bir zarar mevcut olup olmadığı belirlenmeli, varsa zararın tazminine karar verilmelidir ... " gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, temliken tescil isteğinin reddine karar verildikten sonra eldeki elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat istemli davanın tefrikine karar verilmiş ve sonucunda elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, tazminat isteğinin reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat isteklerine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Ancak, bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 26. maddesi hükmü gereğince; hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava dilekçesinde, davacı elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat istediği halde Mahkemece talep aşılarak davalıya ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesinde bulunan "ahır ... ada ... nolu parsele 88.90 metre kare tecavüzlüdür" şerhinin de kaldırılmasına karar verilmesi doğru değil ise de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/2305, K. 2018/15888, 18 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama