KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/3356 E., 2019/4741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili ...'ın 4 nolu dairede çıplak mülkiyete havi kat maliki sıfatının bulunduğunu ve arsa payının 10/1000 olduğunu, müvekkili ...'in ise 2 nolu dairede intifa hakkı sahibi sıfatının bulunduğunu ve arsa payının 100/1000 olduğunu, dava konusu taşınmazın en üst katında çamaşırhane olarak görünen yerin 7 no.lu dairenin kullanımına tahsis edildiğini, davalı tarafın dava konusu taşınmazın 7. kat 7 nolu dairenin maliki olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4/a maddesine göre çamaşırlığın apartmanın ortak yerlerinden olduğunu,
davalının kat malikleri ortak kullanım yerlerinden olan çamaşırlık kısmının önünde kalan terası kapatarak bağımsız bölüm haline getirdiğini ve üçüncü kişilere kiraya vererek gelir elde ettiğini, davalının haksız müdahalesinin meni için dava açıldığını ve mahkeme tarafından davalının müdahalesinin men'ine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek toplam 10.600,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ortak alana vaki elatma nedeniyle ecrimisil istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki; görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde tutulması gereken bir usul kuralıdır.
6100 sayılı HMK'nin 2. maddesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin, 4. maddesi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanının düzenlendiği HMK'nin 4/ç bendi “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler” şeklindedir. Bu düzenlemeden Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olup olmadığı hususunda özel yasalara atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi “Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir” hükmünü içermektedir..
Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden çekişmenin kat mülkiyetine tabi taşınmazın ortak alanına vaki müdahaleden ileri geldiği ve bu suretle 634 sayılı Yasa'nın uygulanmasından kaynaklandığı açıktır. Bu durumda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek l. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu da kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, uyuşmazlığın 634 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/3356, K. 2019/4741, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama