KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/3526 E., 2019/5257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava konusu 292 parselde vekil edeninin hak sahibi olduğunu fakat 2004 yılından beri davalının burayı kendisine kullandırmadığını belirterek beş yıllık ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu parselde çok kişinin hak sahibi olduğunu, davalının hakkından fazlayı kullanmak istediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Açıklanan bu ilke ışığında mahkemece yapılması gereken; mahallinde keşif yapılarak davacının kullanabileceği bir alan olup olmadığının belirlenmesi, eğer kullanabileceği bir alan varsa davanın reddine karar verilmesi, kullanabileceği bir alan yoksa ve davalı tarafça kullanımının engellendiğinin kanıtlanması halinde davanın kabulüne ve taraflar arasındaki diğer davalarda değerlendirilmek sureti ile ecrimisile hükmedilmesi iken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/3526, K. 2019/5257, 20 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama