KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4317 E., 2020/450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 245 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve davalının taşınmaza müdahalede bulunduğunu belirterek müvekkilinin payına yapılan müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın taraflar adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaza yönelik her ne kadar Ceyhan Kadastro Mahkemesi'nin 24.01.2000 tarih ve 1979/798 Esas, 2000/7 Karar sayılı ilamı ile hüküm verilmiş ise de, (dairenin geri çevirme yazısı üzerine alınan) Kadastro Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli cevabi müzekkeresinde, kadastro tespitine itiraz davasının henüz kesinleşmediği bildirilmiştir. Bu şekilde kadastro tespitinin kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nin 165. maddesine göre; “ Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise Mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
O halde, malik hanesinde (halen) davalıdır şerhi bulunan çekişmeli taşınmaza ilişkin olarak Ceyhan Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan ve eldeki davanın esasına etkili olacağı açık olan dava dosyasının sonucunun beklenilmesi gerekeceği açıktır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaza yönelik Ceyhan Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan davanın HMK'nin 165. maddesi gereğince bekletici mesele yapılması, anılan davanın kesin olarak karara bağlanmasından sonra toplanan ve/veya toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4317, K. 2020/450, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama