KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4410 E., 2019/11105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 7177 ada 157 parselde kayıtlı 2 katlı evde murislerinden intikalen paydaş olduğunu ve davalıların bu taşınmazı senelerdir işgal ettiğini belirterek, ihtarname tarihinden geriye doğru 5 yıl için fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.250,00 TL ecrimisilin ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, HMK’nin 114/ğ uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin karar gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle, HMK’nin 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; her ne kadar davacı ... ve ...'in Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kayıtlı adresi bulunmadığından, HMK'nin 84/1-a maddesi uyarınca teminat göstermeleri gerektiğinden hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de, az yukarıda belirtilen 2 davacı dışında ...'nin de davacı olduğu ve ...'nin adres kayıt sisteminde adresinin bulunduğu sabittir.
O halde davacı ... bakımından davaya devam edilmesi gerekirken, teminat yatırılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli değildir. Kaldı ki. HMK'nin 85. maddesi uyarınca Türkiye'de davacılar adına kayıtlı taşınmaz bulunması sebebiyle, davacıların teminattan muaf olduğu açıktır.
Öte yandan; teminat yatırılmasına ilişkin tebligatın tebliğinden bir gün sonra, davacılar vekili tarafından, belirtilen teminat yatırılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4410, K. 2019/11105, 9 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama