KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4494 E., 2020/623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil, Tazminat
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 12586 parsel sayılı taşınmazda davalı şirket ile aralarındaki kira sözleşmesi uyarınca 800 m²'lik alanın kullanılmasının gerekmesine rağmen davalı tarafından taşınmazın büyük bir bölümü ile yapının haksız olarak işgal edildiğini ve yapının kullanımından dolayı maddi hasar meydana geldiğini ileri sürerek ecrimisile ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, taşınmazın dava dışı şirketlere de kiraya verilerek kullanıldığını, kendisinin işgal ettiği ileri sürülen alanın bu şirketler tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, ispatlanamadığından dolayı da tazminat isteğinin reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli, kargir fabrika binası ve müştemilatı nitelikli 12586 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, taraflar ile dava dışı taşınmazın eski paydaşı ... arasında 01.02.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre taşınmazın 800 m² açık alanının davalı şirkete kiraya verildiği, Şişli 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/415 D.iş sayılı tespit dosyasında ise yapılarla birlikte 2690 m² alanın davalı şirket tarafından kullanıldığı yönünde rapor düzenlendiği sabittir.
Eldeki davada; davalı şirketçe sunulan dava dışı şirketler ile taşınmazın eski paydaşı ... arasında düzenlenen kira sözleşmeleri ve 3091 sayılı Yasa kapsamında alınan kararlar uyarınca da taşınmazın dava dışı iki şirkete de kullandırıldığı, her iki şirketin kira sözleşmeleri uyarınca ödemesi gereken bedelin hesap edilen ecrimisilden düşülmesi suretiyle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır
Ne var ki, Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğunu söyleyebilmek güçtür.
Şöyle ki, davalı şirketçe, çekişme konusu taşınmazın ne kadarlık bir alanının kullanıldığı tespit edilmediği gibi davalı savunması üzerinde durularak dava dışı şirketlerin taşınmazın hangi bölümlerini işgal ettikleri de belirlenmiş değildir.
Hal böyle olunca, taraf delillerini eksiksiz toplanması, tanıkların keşif mahallinde dinlenilerek davalı şirketin taşınmazda tam olarak ne kadarlık bir alandan faydalandığının tespit edilmesi, davalı savunması üzerinde durularak dava dışı şirketlerin taşınmazın hangi kısımlarını işgal ettiğinin ve kullanılan alanların çakışıp çakışmadığının saptanması, şirketlerin hangi zaman aralığında taşınmazda faaliyet gösterdikleri de gözönünde bulundurularak davalı şirketin kira sözleşmesinde yazılı olandan daha fazla bir alanı kullandığının belirlenmesi halinde ecrimisile karar verilmesi, aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava dışı şirketlerce ödenmesi lazım gelen kira bedellerinin tespit edilen ecrimisilden düşülmesi suretiyle ecrimisile karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4494, K. 2020/623, 23 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama