İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4913 K.2020/4705

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2018/4913Karar2020/4705Tarih8 Temmuz 2020Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/4913 E., 2020/4705 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Temmuz 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Paydaşlar Arasında Ecrimisil İstemine İlişkindir
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 1832 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan, mesken niteliğindeki 5 numaralı bağımsız bölümün, taraflara 04.01.2010 tarihinde vefat eden murisleri ...’dan intikal ettiğini, bilahare davalının hileli davranışlarla, müvekkilinin taşınmazdaki hissesini kendi adına tescil ettirdiğini, bu hususta taraflar arasında görülen davanın müvekkili lehine sonuçlanarak 1/4 hissenin yeniden müvekkili adına tescil edildiğini, davalının murisin ölüm tarihinden bu yana taşınmazı kiraya vererek gelir elde ettiğini öne sürerek, 04.01.2010-02.04.2014 tarihleri arasındaki dönem için toplam 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu uyarınca davasını 11.250,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davacının dava konusu bağımsız bölümdeki 1/4 miras hissesini 30.000 TL bedelle müvekkiline sattığını, bilahare hile hukuksal nedenine dayalı olarak Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/152 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açtığını, anılan davanın davacı lehine sonuçlandığını, ancak kararın kesinleşme tarihi olan 10.09.2012 tarihine kadar müvekkilinin dava konusu dairenin tamamını malik sıfatıyla elinde bulundurduğunu, müvekkili tarafından ödenen ve satış bedeli tutarı olan 30.000 TL için de hapis hakkı tanındığını, bu tutarın icra yoluyla tahsil edilebildiğini,

semenin iadesine kadar müvekkilinin hapis hakkı bulunduğundan bu dönem için ecrimisil istenemeyeceğini, tüm bunların yanısıra söz konusu dairenin hemen kiraya verilmediğini, tüm bu safahat boyunca uzunca bir süre boş durduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın, haksız eylemleri neticesinde yolsuz olarak davalı adına tescil edildiği, davalının hileli davranışlarının mahkeme kararı ile sabit görülerek satışın iptal edildiği, bu nedenle talebin başlangıç tarihinin murisin ölüm tarihi olarak kabul edilmesinin gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktardan davacının aldığını kabul ettiği tutarın düşülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 11.025,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1832 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan, mesken niteliğindeki 5 numaralı bağımsız bölüm tarafların ortak miras bırakanı ... adına kayıtlı iken, 23.03.2010 tarihinde intikal yolu ile 1/4 hissesinin davacı, 3/4 hissesinin ise davalı adına tescil edildiği, davacının hissesinin 24.03.2010 tarihinde satış sureti ile davalı adına tescil edildiği,

anılan satışa ilişkin olarak 12.04.2010 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/152 Esas, 2011/256 Karar sayılı dosyası ile hile hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının miras payını, davalının hileli davranışları sonucu satış yoluyla temlik ettiğinin sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümünün davalı adına kayıtlı olan 1/4 payının iptali ile davacı adına tesciline, satış bedeli olan 30.000 TL ödeninceye kadar davalıya hapis hakkı tanınmasına karar verildiği,

Mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçerek 10.09.2012 tarihinde kesinleştiği, satım bedelinin tahsili için davalı tarafından davacı aleyhine, İstanbul 20.İcra Müdürlüğünün 2012/17469 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, takip konusu alacağın son tutarının 24.02.2014 tarihinde takip dosyasına yatırıldığı, dosya içerisinde bulunan kira sözleşmesi örneğine göre dava konusu bağımsız bölümün 01.07.2010 tarihinde davalı tarafça kiraya verildiği, davacının ise murisin ölüm tarihi ile dava tarihi arasındaki döneme (04.01.2010-02.04.2014) ilişkin olarak ecrimisil isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Tüm bunlardan ayrı olarak, satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı sahibi, satış bedeli kendisine ödenmeden temerrüde düşmüş sayılamayacağından, para geri verilinceye kadar yararlandığı ürünler bedelini tazmin ve ecrimisil ödemekle sorumlu tutulamaz.

Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında 24.03.2010 tarihinde düzenlenen satış sözleşmesinde belirlenen ve davalı tarafından ödenen satış bedelinin 24.02.2014 tarihinde davalıya iade edildiği, davalının Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/152 Esas, 2011/256 Karar sayılı ilamı kapsamında tanınan hapis hakkı nedeni ile ödediği bedel geri verilinceye kadar ürün bedeli ve ecrimisil ödemekle yükümlü bulunmadığı,

bu durumda Mahkemece davalının, satış bedelinin ödendiği tarih ile dava tarihi (24.02.2014-02.04.2014) arasındaki dönem için hesaplanacak ecrimisil bedelinden, davacı tarafça ödendiği kabul edilen tutarın düşülmesi sureti ile bulunacak miktar kadar sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4913, K. 2020/4705, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4913
Karar No
2020/4705
Tarih
8 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4914 K.2020/4344
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4914 K.2020/4303
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4915 K.2020/4456
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4921 K.2020/14833
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4922 K.2020/4305
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4925 K.2020/4448

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.