KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4993 E., 2020/4462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Kal
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalının taşınmazı ahır ve bahçe olarak kullandığını belirterek, elatmanın önlenmesi ile yapıların kalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davalının dava konusu 103 ada 14 parsel sayılı ekli fenni bilirkişilerinin 10.03.2015 tarihli raporları eki krokide A harfi ile gösterilen 50,61 metrekarelik kısmına ahır yaparak kullanmak sureti ile müdahalesinin men'ine, davalının dava konusu taşınmazı bahçe olarak da kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiası ile açılan men'i müdahale talebinin reddine, taşınmazda bulunan ahırın kal'ine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Somut olayda, Mahkemece, 103 ada 14 parsel sayılı taşınmaza bahçe olarak kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına dayalı müdahalenin önlenmesi talebinin davalı tarafından bu taşınmazda bahçe olarak kullanılan yerin bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Şöyle ki, 06.03.2015 tarihli keşif tutanağında ''mahkemece,taşınmazda ahır ve bahçe olduğunun gözlemlendiğinin'' belirtildiği, keşifte dinlenen muhtar Erdoğan Yılmaz'ın ''göstermiş olduğunuz taşınmazı davalı ahır ve bahçe olarak kullanmaktadır'' şeklinde beyanı olduğu, fen bilirkişilerinin de ''davalıya ait ahır ile bahçenin bulunduğu yerin davacı Hazine parseli içerisinde kalıp kalmadığı hususunu gösterir krokili raporumu ibraz edelim'' şeklinde ortak beyanlarının olduğu; ancak 10.03.2015 tarihli fen bilirkişilerinin raporunda ve eki olan krokide keşifte belirlenen bahçe olarak kullanılan alanın gösterilmediği,
bu yönden hükme esas alınan rapor anlaşılır, açık ve denetime elverişli olmadığı gibi gerekçenin mevcut delil itibariyle denetlenemediği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, keşifte belirlenen bahçe olarak kullanıldığı iddia edilen alanın da açık ve anlaşılır şekilde krokide gösterilerek, sonucuna göre davacı tarafından bahçe olarak kullanıldığı iddia edilen alana yönelik karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4993, K. 2020/4462, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama