KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/5332 E., 2020/5574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi ...’e ait olduğunu, davalının taşınmazı işgal ettiğini ve müvekkilerine ait tek katlı evin üzerine katlar ilave ettiğini belirterek, dava konusu arsa ve üzerindeki bir katlı eve el atılmasının önlenmesini, 18.04.2009-17.04.2014 tarihleri için 2.000 TL ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, süresinden sonra verdiği cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin elatmanın önlenmesi talebinin reddine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosyanın incelenmesinde, dava konusu 34266 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ilk tesisinden itibaren ve halen davacıların murisi adına kayıtlı olduğu, davalının imar uygulaması öncesinde mülkiyete dayalı ya da şahsi bir hakkı bulunmadığı, davalının kullandığı evin dava konusu taşınmazda kalmasının imar uygulamasından kaynaklanmadığı anlaşılmakla, tapu kaydında herhangi bir hakka dayalı olmaksızın muhdesata ilişkin şerh yazılmış olmasının davalıya bir hak bahşetmeyeceği de gözetilerek elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5332, K. 2020/5574, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama