İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5847 K.2020/7168

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar…

Esas2018/5847Karar2020/7168Tarih12 Kasım 2020Okuma7 dk · 1.361 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/5847 E., 2020/7168 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.361 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 1726 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hisse sahibi iken, Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/197 Esas sayılı dosyası ile önalım hakkı tanınarak davalı şirketin dava konusu taşınmazdaki 1/2 hissesinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verildiğini, davalı şirketin taşınmazda hiçbir hak ve hissesi kalmamasına rağmen boru vs gibi eşyalar koymak sureti ile kullandığını öne sürerek davalının taşınmaza elatmasının önlenmesine,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 26.03.2014 tarihinden itibaren doğan 2.000,00 TL ecrimisil bedelinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak kaydı ile haksız elatma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkilinin payı oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.02.2016 tarihli dilekçesi ile 10.05.2013 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisil tutarını 29.664,20 TL arttırarak 31.664,20 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu taşınmazın müvekkili şirketçe işgalinin söz konusu olmadığını, bu durumun keşif ile açığa çıkacağını, dosyada bulunan ve haksız işgali gösterdiği iddia edilen fotoğrafların nerede ve ne zaman çekildiğinin belli olmadığını, dava tarihi itibarı ile Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/197 Esas sayılı kararının tapuda infaz ettirilmemesi sebebi ile TMK'nin 705/2. maddesi gereğince davacının ecrimisil talep edemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı şirket tarafından davacının 3/4 hisse ile malik olduğu dava konusu taşınmaza 2014 yılının Temmuz ayında boru yığmak sureti ile el atıldığı ve hatta bu elatmanın Temmuz ayından bir kaç ay öncesinden başladığının tanıkların tutarlı beyanlarından anlaşıldığı, müdahalenin karar tarihi itibari ile sona erdirildiği gerekçesi ile, müdahalenin önlenmesi istemi konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile, 4.374,00 TL nin haksız el atmanın başlangıç tarihi olarak kabul edilen 10.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil bedeli tahsiline ilişkindir.

1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

A)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

B)Mahkemece her ne kadar, davalı şirketin dava konusu taşınmaza 2014 yılının Temmuz ayında boru yığmak sureti ile el attığı, hatta bu elatmanın Temmuz ayından bir kaç ay öncesinden başladığının tanıkların tutarlı beyanlarından anlaşıldığı gerekçesi ile 10.05.2014- 02.07.2014 tarihleri arasına ilişkin olarak ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından, dava konusu 1726 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 14.11.2002 tarihinde imar nedeni ile dava dışı ... adına tescil edildiği, 06.01.2012 tarihinde ise 1/4 hisse ile,

davacı ile dava dışı mirasçıları ..., ... ve ...'a intikal ettiği, mirasçılardan ... ile ...'ın toplam 1/2 paylarının 06.01.2012 tarihinde satış sebebi ile davalı şirket adına, tescil edildiği, Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/197 Esas-2013/963 Karar sayılı dosyası ile eldeki davacı tarafından davalı şirket aleyhine, 06.01.2012 tarihinde satın alınan toplam 1/2 hisseye yönelik önalım hakkı sebebiyle açılan davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararın 26.03.2014 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça taşınmazda hiç bir hakkı kalmayan davalı şirketin taşınmazı kullanmaya devam ettiğinin iddia edildiği,

dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve davalı şirketin taşeron olarak iş gördüğü dava dışı şirketin yazı cevabı içeriğine göre davalı şirketin şufa davası sonrasında taşınmazı kullanmaya devam ettiği anlaşılmıştır.

Bu durumda Mahkemece, her ne kadar ıslah dilekçesi ile şufa davasında bedelin depo edildiği 10.05.2013 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisil talep edilmiş ise de, şuf’a davasının yenilik doğurucu bir dava olduğu ve dava dilekçesinde şufa davasının kesinleştiği 26.03.2014 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil talep edildiği,

kısmi ıslah dilekçesi ile talep tarihinin değiştirilemeyeceği zira, harç yatırmak suretiyle açılacak ayrı bir davanın konusu olduğu ilgili dönem için yeniden araştırma yapılmasının gerektiği ıslah ile müddeabihe müddeabih eklenemeyeceği nazara alınarak 26.03.2014 tarihinden, dava tarihi olan 02.07.2014 tarihine kadar olan dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, soyut bir şekilde tespit edilen 10.05.2014 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

C)Mahkemece, her ne kadar müdahalenin önlenmesi talebi ile ilgili olarak davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, HMK’nin 331/1. maddesi uyarınca tarafların haklılık durumuna göre karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, dava değerinin, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanması gerektiği, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücretinin nispi harca tabi davalarda,

davaya konu değer üzerinden takdir edilmesinin gerekeceği, ancak karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6. maddesinde anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle;

ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmolunacağı düzenlemesine yer verildiği anlaşılmakla Mahkemece harçlandırılan dava değeri, HMK’nin 331. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi birlikte değerlendirilerek vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı olduğu şekilde anılan hususlar değerlendirilmeden davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

A)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

B)Davalı vekilinin reddedilen ecrimisil bedeline ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (1-B) bendinde yer alan bozma neden ve şekline göre incelenmesine gerek görülmemiştir.

3. Gerekçeli karar başlığında davalı şirket unvanının "... Endüstri San. ve Tic. Ltd. Şti" yerine eski ünvanı olan "... Boru… Ltd. Şti.” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1-A) bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (1-B) ve (1-C) bendinde gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2-A) bendinde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-B) bendinde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 12.11.2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili dava dilekçesinde, elatmanın önlenmesi ile 26/0/2014 tarihinden itibaren 2000,00 TL ecrimisilin elatma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 03/02/2016 tarihli dilekçe ile 10/05/2013 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için talep miktarını 31.664,20 TL olarak ıslah etmiştir.

Davada ıslah yoluyla mevcut talep artırılabileceği gibi, mevcut talep dışında yeni bir talepde eklenebilir. (Medeni Usul Hukuku - Pekcanıtez S. 1504 )

Dava dışı tutulan kısım, dava devam ederken ıslah yoluyla davaya dahil edilebilir. (Tanrıver - Usul S. 731)

Islahta, dava konusunun değişikliği, istem sonucunun tamamen değiştirilmesi şeklinde olabileceği gibi, istem sonucuna yeni bir talep eklenmesi şeklinde de ortaya çıkabilir. (Medeni Usul Hukuku - Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Sena Taşdemir Ayvaz, Emel Hanağası - S.534 )

Taraflar iddia ve savunmalarında yanlışlık yapabilir veya tarafların iddia ve savunmaları eksik kalabilir. Bu durumda taraflar, iddia ve savunmalarını tam ve doğru olarak belirtemediklerinden hak kayıplarına uğrayabilir. İşte ıslah yoluyla tarafların iddia ve savunmalarında bulunan yanlışlıkların düzeltilmesine veya eksikliklerin tamamlanmasına imkan tanınmış olur. Bununla ıslah, yargılama hukukunun aşırı şekilciliğinin yumuşatılmasına ve bu şekilciliğin doğuracağı hak kayıplarının azaltılmasına da yardımcı olunur. (Medeni Usul Hukuku - Murat Atalı, İbrahim Ermenek, Ersin Erdoğan S. 415)

Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesindeki ecrimisil talebine ilişkin 26.03.2014 olan başlangıç tarihini, ıslah dilekçesi ile geriye çekmiş, 10.05.2013 tarihinden itibaren ecrimisil talep ederek, talep miktarını artırmıştır.

Davacının dava dilekçesindeki talebine yeni bir talep ekleyerek talebini artırmasına engel olacak bir hüküm bulunmamaktadır.

Islah müessesesi ile yargılama hukukunun aşırı şekilciliğinin yumuşatılması ve şekilciliğin doğuracağı hak kayıplarının önlenmesi amaçlanmıştır.

Ayrıca usul ekonomisi ilkesi, emredici bir hüküm olarak Yasa'da düzenlenmiş, hakimi yargılamanın makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü tutmuştur.

Tüm delillerin toplanıp bilirkişi raporunun alındığı bir yargılamada ıslahla talep tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, talep miktarının artırılmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı gibi anılan husus, usul ekonomisi ilkesi ve adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.

Açıkladığım nedenlerden dolayı, ıslah dilekçesi ile talep tarihinin değiştirilemeyeceğine yönelik bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5847, K. 2020/7168, 12 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5847
Karar No
2020/7168
Tarih
12 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/5850 K.2020/11620
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5854 K.2020/6915
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5858 K.2020/7248
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/5861 K.2020/6796
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/5862 K.2020/6775
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5863 K.2020/6675

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.