KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/8157 E., 2019/382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
.K.. ARAR
Davacılar, paydaşı oldukları 220 ada 7 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalı tarafından tel örgü çekmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, müdahalesinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davalının elatmasının önlenmesine ve çitin yıkılmasına dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ile yıkım isteklerine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, hüküm sonucu kısmında; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Ne var ki; Mahkemece, hüküm kısmının birinci parağrafının son kısmında "iki taşınmaz arasında yapılan çitlerin KAL'İNE" denilmek suretiyle yıkımına karar verilecek çitlerin tespiti bakımından tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmiş ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/8157, K. 2019/382, 15 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama