İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/9388 K.2018/12781

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2018/9388Karar2018/12781Tarih16 Mayıs 2018Okuma6 dk · 1.219 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/9388 E., 2018/12781 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2018
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Dava türü
İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.219 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı alacaklı 01.10.2011 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 24.12.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Haziran ayından Aralık ayına kadar ki kira alacağı, 810,00TL serbest alan bedeli ve işlemiş faiziyle birlikte 16.275,63 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu kiracı ve kefile 05.01.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular vekili 09.01.2015 tarihli itiraz dilekçesinde.

2014 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayları kira bedellerinin alacaklının banka hesabına yatırıldığını, bu nedenle asıl alacak bakımından 6.150,00 TL fazla talepte bulunulduğunu, asıl alacağı 8.815,00 TL olarak kabul ettiklerini, bu miktarın üzerindeki alacak talebine itiraz ettiklerini, “Serbest alan 1” olarak gösterilen 810 TL bedelli alacak kaleminin ne olduğu ve kaynağı anlaşılamadığından itiraz ettiklerini, takipte işletilen faiz oranına da itiraz ettiklerini, işletilmesi gereken faiz oranının yasal faiz olan % 9 olduğunu ileri sürerek kısmi borca ve faize itiraz etmiştir.

Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.

Mahkemece, alacaklı ile borçlu arasında yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, takibe dayanak icra dosyasında bulunan Örnek 13 ödeme emrinin borçlulara 05.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlular vekilinin süresi içerisinde itiraz ederek asıl alacağı 8.815,00 TL olarak kabul ettikleri, ''serbest alan 1'' açıklamasıyla gösterilen 810.00 TL alacak kaleminin ne olduğunu anlayamadıklarını, bu nedenle kabul edilen kısım dışındaki alacak kalemlerinin istenemeyeceğini ileri sürdüğü, benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle talep edilebilecek kira bedellerinin toplam 10.865,00 TL, işlemiş faizin 204,49 TL olduğu;

öte yandan 810,00 TL tutarındaki damga resminin borçlulardan istenemeyeceğinin belirtildiği, borçlunun varlığını kabul ettiği kira sözleşmesinden doğan borcunun sona erdiğini yasal belgelerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davalının itirazının kaldırılmasına ve ihtar süresi içinde paranın ödenmemesi nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılar vekilinin kefil yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Taraflar arasında düzenlenen 01.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davalı ... müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacı alacaklı, davalı kiracı ve kefil aleyhine 24.12.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2014 yılı Haziran ayından Aralık ayına kadarki kira alacağını talep etmiştir.

Sözleşme tarihine göre uygulanması gereken ve kefalette şekil şartını düzenleyen TBK.583.maddesi (BK.484.md) hükmüne göre kefillerin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe kefalet geçerli olamaz. Müteselsil kefillerin sorumluluğu kira sözleşmesinde belirtilen süre için geçerlidir. Yenilenen dönemlerde de sorumlu tutulabilmesi için kefalet süresi ile kefil olunan miktarın açıkça kararlaştırılması gerekmektedir.

Davacının dayandığı kira sözleşmesinde uzayan dönem için kefilin sorumlu olduğu süre ve kefalet miktarı açıkça kararlaştırılmadığına göre, yenilenen döneme ait kira parasından kefilin sorumlu tutulması doğru olmadığından kefil hakkındaki davanın reddi gerekir.

3-Davalılar vekilinin davalı kiracı yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.10.2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Takip ile 2014 yılı Haziran ayından Aralık ayına kadarki kira alacağı ve damga vergisinin işlemiş faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir.

Davalı borçlular itirazında 2014 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayları kira bedellerinin ödendiğini bildirerek takibe konu kira alacağının 6.150,00 TL’lik kısmına ve damga vergisine ilişkin alacak talebine itiraz etmişler, geri kalan 2014 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları kira alacağı 8.815,00 TL üzerinden takibi kabul etmişlerdir.

Davacı alacaklı dava dilekçesi ile, davalının 2014 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları 5 aylık kira bedelleri toplamda 10.865,00 TL kira bedelini ödemediğini ileri sürerek Ağustos ayı kira bedeli 2.050,00 TL ve damga vergisi 810,00 TL olmak üzere toplamda 2.860,00 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına ve davalıların itiraz etmiş olduğu 2.860 TL üzerinden %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Kira sözleşmesinin 10.maddesi ile, “kontratoya yapıştırılması icap eden damga pulları ve kontrol bedel ve harçları ve belediye ve noter dairelerine ödenecek harç ve resimler kiracıya/mal sahibine aittir” düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı vekili tarafından icra takibine dayanak yapılan 01.10.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi nedeniyle davacının ... ... Vergi Dairesi Başkanlığına 23.12.2014 tarihli alındı makbuzu ile 809,38 TL damga vergisi ödediği anlaşılmaktadır.

488 Sayılı Damga Vergisi Kanunun vergi ve cezada sorumluluk başlıklı 24. maddesinin değişik 2 fıkrası ile “Birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludurlar. Bunlar arasında vergiden müstesna olanların bulunması damga vergisinin noksan ödenmesini gerektirmez.

Damga vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamı kişiler tarafından ödenir. Ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumlar müteselsilen sorumludurlar” düzenlemesine yer verilmiştir.

Hem kira sözleşmesinin 10.maddesi, hem de ilgili yasanın 24. maddesi uyarınca damga vergisinden kiracı ve kiraya verenin müteselsil sorumlu olduğu, anlaşılmaktadır.

Borca itiraz eden davalının kira bedelinin ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.'nun 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmesi gerekir. Davalı borçlu İİK.'nun 269/c maddesinde belirtilen makbuz ve belgelerden biri ile itiraz ettiği Ağustos ayı kira bedeli ile damga vergisinin yarısı ödediğini kanıtlayamadığına göre, mahkemece Ağustos ayı kira alacağı, damga vergisinin yarısı ve işlemiş faizinin gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak hesap edilmesi ve bu miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4-Davalı vekilinin icra-inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Icra ve İflas Kanunu'nun 68 .maddesinin son fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Somut olayda: davacı vekili, 24.12.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Haziran ayından Aralık ayına kadarki kira alacağının tahsilini istemiş ise de, davalı borçlu itiraz dilekçesi ile 2014 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları kira alacağı ile damga vergisine itiraz etmiş, davacı alacaklı dava dilekçesi ile Ağustos ayı kira bedeli 2.050,00 TL ve damga vergisi 810,00 TL olmak üzere toplamda 2.860,00 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına ve davalıların itiraz etmiş olduğu 2.860 TL üzerinden %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bu durumda borçlunun itirazı ile dava konusu edilen asıl alacak olan 2014 yılı Ağustos ayı kira miktarı üzerinden davacı yararına icra tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 11.675,00 TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.

SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2)-(3)-(4) nolu bentte yazılı nedenle davalılar vekilinin alacağa ve icra-inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/9388, K. 2018/12781, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/9388
Karar No
2018/12781
Tarih
16 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/9398 K.2018/5156
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/9404 K.2018/5100
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/9410 K.2018/5145
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/9412 K.2018/4293
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/9446 K.2018/13265
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/9449 K.2018/12636

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.