İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2635 K.2020/5528

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/939 Esas, 2017/422 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi…

Esas2019/2635Karar2020/5528Tarih29 Eylül 2020Okuma4 dk · 767 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/2635 E., 2020/5528 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2020
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Dava türü
İstihkak
Mahkemesi
İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

767 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/939 Esas, 2017/422 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin haczedilen malları 17/06/2013 tarihinde satın aldığını, 08/01/2014 tarihinde icraen satış işlemine gelinmesi sırasında haczin öğrenildiğini,borçluya veya üçüncü kişiye İİK’nin 103 maddesi gereğince zabıt varakası bırakılmadığını, haciz işlemine karşı üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmadığını, İİK’nin 96-99. maddelerindeki istihkak prosedürlerinden herhangi biri işletilmediğinden hacizli malın satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar dava açılabileceğini, satış günü olaydan haberdar olduklarından davanın süresinde açıldığını açıklayarak, davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine davacı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 4.6.2018 tarihli ve ve 2018/ 76 Esas, 2018/ 1410 Karar sayılı kararı ile; istihkak davasında mülkiyet durumunun haciz tarihi itibari ile değerlendirileceği, davacı tarafın haciz tarihi itibarı ile mülkiyet iddiası bulunmadığı, davacının dava açma sıfatı olmadığı gerekçesi ile; davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine,

davacı üçüncü kişi vekili ile vekalet ücreti yönünden davalı alacaklı vekili kararı temyiz etmiş, Dairemizin 11.10.2018 tarihli 2018/13464 Esas, 2018/17142 Karar sayılı ilamı ile; davacı üçüncü kişinin dava tarihinde mahcuzlar üzerinde tasarruf yetkisi olduğuna göre, dava tarihi itibariyle aktif dava ehliyetine sahip bulunduğunun kabulü gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek öncelikle süreye ilişkin itirazları da incelenmek sureti ile davanın esası hakkında karar vermesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 24.1.2019 tarihli 2018/3325 Esas, 2019/121 Karar sayılı kararı ile, haciz yapılan adresin, haciz tarihinde dosyada bulunan 28/02/2017 tarihli Artvin Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabına göre, 07/01/2013 tarihinden itibaren davacı şirketin şube adresi olduğu, haciz sırasında adreste bulunan ...'ın icra dosyası içerisinde bulunan SGK bildirgesine göre davacı şirketin çalışanı olduğu,

bu nedenle davacı üçüncü kişinin şube adresinde 16/05/2013 tarihinde yapılan hacizden haciz tarihi itibariyle haberdar olmalarının kabulü gerekeceği, davanın ise haciz tarihinden itibaren yasal 7 günlük süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı üçüncü kişi vekili ile vekalet ücreti yönünden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

Aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre 16.05.2013 tarihli dava konusu haciz, borçlu şirket çalışanı ...huzunda gerçekleştirilmiş, haciz sırasında anılan kişi ‘’işyeri sahibi ... ve şirket yetkilisi şu an burada yoktur ‘’şeklinde beyanda bulunmuş olup, beyanda ismi geçen ... borçlu şirket kefili olarak dayanak senette yer almış, borçlu şirket ile birlikte dosya borçlusu olduğu anlaşılmıştır.

Öte yandan, haciz tutanağında adres olarak borçlu şirket şantiyesi diye açıklama yapıldığı görülmüştür. Her ne kadar takip dosyası içerisinde yer alan 04.12. 2013 tarihli SGK kayıtlarına göre, hacizde hazır bulunan Tolga isimli şahsın üçüncü kişi şirket çalışanı olduğu görülmekte ise de, anılan belge haciz tarihi itibari ile çalıştığı yere ilişkin net bilgiyi içermemektedir.

Ayrıca, Mahkemece, Vergi Dairesi kayıtlarına göre üçüncü kişinin haciz yapılan adreste, 7.1.2013 tarihinde şube olarak faaliyetine başladığı kabul edilmiş ise de, Vergi Dairesi kayıtları beyana dayalı olarak düzenlendiği gibi, Vergi Dairesi kayıtlarında dahi üçüncü kişinin şube adresi 17.1.2013 tarihinde açılmakla birlikte, faaliyetin 17.6.2013 tarihinde başladığı da bildirilmiştir.

Bunların yanında, haciz adresinin, üçüncü kişinin ticaret sicil adresi olmadığı da görülmektedir.

İstihkak iddiasını daha önce ileri sürme olanağı bulamayan 3. kişi, haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde, hacizli mal hakkında, görevli ve yetkili mahkemede istihkak davası açabilir ( İİK 97/9. md). Eldeki dava da, doğrudan açılmış olup, bunu engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamakta olup dava konusu haczin dava tarihinden önce öğrenildiğine dair dosyaya yansıyan bilgi ve belge olmadığına göre, istihkak iddiasının yasal süresi içerisinde ileri sürüldüğünün kabulü ile işin esasının incelenerek, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2635, K. 2020/5528, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2635
Karar No
2020/5528
Tarih
29 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/2636 K.2020/17624
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2636 K.2020/5872
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/2637 K.2020/17620
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/2637 K.2020/2948
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/2638 K.2020/17296
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/2639 K.2020/4849

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.