İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2856 K.2021/4627

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince…

Esas2019/2856Karar2021/4627Tarih1 Haziran 2021Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/2856 E., 2021/4627 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2021
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Dava türü
Ecrimisil, Elatmanın Önlenmesi
İlk derece mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince asıl-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl-birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl-birleşen davalı vekili tarafından istenilmiştir.

Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.06.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacılardan ... ... bizzat ve vekili Av. ... geldiler.

Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl davada davacılar vekili, vekil edenlerinin maliki olduğu dava konusu 2904 ada 6 parsel sayılı taşınmazı davalı şirketin et ürünleri üretimi yapmak suretiyle haksız kullandığını, kullanım nedeni ile vekil edenlerine bir bedel ödemediğini belirterek, 01.03.2013 tarihinden dava tarihine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 24.12.2015 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu uyarınca 120.291,06 TL olarak talep artırımında bulunmuştur.

Birleşen davada davacılar vekili, 2904 ada 6 parsel sayılı taşınmazı davalı şirketin et ürünleri üretimi yapmak suretiyle haksız kullandığını, davalı şirketin taşınmazı kullanımına muvafakatlerinin olmadığını, aralarında herhangi bir sözleşmenin de bulunmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili asıl ve birleşen davada, dava konusu taşınmazın davacıların muvafakati ile kullanıldığını, paydaşların paylarına düşen kira bedellerinin davacıların hesaplarına yatırıldığını ancak davacıların yatırılan miktarı kabul etmeyerek iade ettiklerini, kötü niyetli işgalin bulunmadığını, davalı şirketin sahibi dava dışı ... ...’ın dava konusu taşınmazın paydaşı olduğunu ve 30 yıldır taşınmazda ticari faaliyetin sürdüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl davada ecrimisil davasının kabulüne, birleşen davada elatmanın önlenmesi davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2017/1784 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin ise kabulüne, asıl davada gerekçenin değiştirilmek suretiyle ve ıslah gözetilerek ecrimisil isteğinin kabulüne, birleşen davanın sabit olması nedeniyle kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, arsa nitelikli, 5.020,30 m2’lik dava konusu 2904 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacılar ve dava dışı ... ... adına tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, temyiz aşamasında davalı tarafından sunulan tapu senedine göre, dava dışı pay maliki ve davalı şirket ortağı ... ...’ın maliki olduğu 1/2 hisseyi davalı şirkete 28.03.2019 tarihinde bağışladığı, davalı şirketin (İştah Hayvan Ürünleri Gıda Teks. Tic. ve San. Ltd.

Şti.) 28.03.2005 tarihinde dava dışı ... ... ve ... ... tarafından kurulduğu, 14.10.2014 tarihinde tescil edilen 01.10.2014 tarihli Genel Kurul Kararına göre Şirket müdürlüğüne 10 yıllık süre için ... ...’ın atandığı, davacıların 2013 yılına kadar Şirket faaliyetlerine katıldıkları, 2013 yılından sonra aralarında anlaşmazlıklar çıkması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, ecrimisilin hüküm altına alınabilmesi için, davalının kötüniyetli müdahalesinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatı gerekir.

Yine, Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde, "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, paylı mülkiyet üzere olan bir taşınmazda geçerli bir kira akdinden söz edilebilmesi için, Türk Medeni Kanunu'nun 691. maddesi hükmü ile 6.5.1955 tarihli ve 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; sözleşmenin pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının taşınmazı kullanımının dosya kapsamı ile muvafakate dayalı olduğunun söylenemeyeceği, her ne kadar davalı Şirketin davacıların payına isabet eden kira bedeli olarak ödeme yaptığına dair dekontlar ibraz edilmiş olsa da, anılan ödemelerin davacılar tarafından kabul edilmeyerek aynı gün içinde iade edildiğinin sabit olduğu, davacıların TMK’nin 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki, davalı şirket vekili, temyiz dilekçesi ekinde, kiraya verenin ... ... ve ..., kiralayanın ise davalı şirket olduğu, 01.01.2010 tarihli bir kira sözleşmesi dosyaya ibraz etmiş, süresinde verdiği cevap dilekçesinde ise, davacıların payına isabet eden kira bedelinin ödendiği belirterek, taraflar arasındaki kira ilişkisine dayanmıştır.

Dava konusu 2904 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihlerde, kira sözleşmesini imzalayan ... ... ve ...’ın taşınmazda tam malik oldukları, paylı mülkiyet üzere olan bir taşınmazda geçerli bir kira akdinden söz edilebilmesi için, Türk Medeni Kanunu'nun 691. maddesi hükmü ile 6.5.1955 tarihli ve 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; sözleşmenin geçerlilik şartı olan pay ve paydaş çoğunluğunun sağlandığı anlaşılmaktadır.

Bu tespitlerden sonra , artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplandığı ve kira sözleşmesinin araştırılması gerektiği açıktır. Gerçekten de böyle bir sözleşmenin varlığı ve geçerliliği sabit olduğu takdirde, anılan sözleşmeye değer verileceği kuşkusuzdur. Bu durumda davalı şirketin taşınmazı tasarrufunun haksızlığından söz edilemeyecektir.

O halde, yapılması gereken iş, davalının savunması, temyiz itirazları, temyiz dilekçesine ekli dosya içerisinde yer alan kira sözleşmesi ve yine dava dışı ... ...’ın dava konusu taşınmazdaki davalı şirkete yaptığı hisse devri hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmiş olması yanlış olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK'nin 371.maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre asıl ve birleşen davada davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine

01.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2856, K. 2021/4627, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2856
Karar No
2021/4627
Tarih
1 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2861 K.2021/4081
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/2868 K.2021/6250
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/2874 K.2021/4515
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/2877 K.2021/6252
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/2882 K.2021/4516
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/2888 K.2021/6254

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.