İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/3468 K.2019/6240

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf…

Esas2019/3468Karar2019/6240Tarih20 Haziran 2019Okuma5 dk · 998 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/3468 E., 2019/6240 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2019
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 01.01.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 22.03.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 7.900,00 TL’den ödenmeyen 2016 yılı Ocak, Şubat, Mart ayları ile sözleşmesinin 4.maddesi gereğince muaccel hale gelen 2016 yılı Nisan ayından Aralık ayına kadarki kira alacağının tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlulara 25.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davalı borçlular vekili 29.03.2016 tarihli itiraz dilekçesinde; kiraya verenin kiralananı kira akdi müddetince kullanıma ve kiralama amacına uygun bulundurma borcunu ihlal ettiğini, borcun hiç doğmadığını bildirerek borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın iddialarının kiralanan mahalin usulüne uygun olarak kullanılmamasına yönelik olduğu, bu hususların mahkemeleri inceleme alanı dışında kaldığı, davalı tarafın tacir olması sebebi ile diğer kira alacaklarının da muaccel hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalıların itirazının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,

Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararında, davalının icra takibine itirazında ileri sürdüğü hususların genel yetkili mahkemede yargılama yapılmasını gerektirdiği ve dar yetki ile yargılama yapan İcra Mahkemesince bu hususlar araştırılamayacağı, davanın bu sebeple reddi gerekirken, davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 22.10.2018 tarihli ve 2018/4114 Esas 2018/17668 Karar sayılı ilamı ile; “Somut olayda takibe dayanak 01.01.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya borçlular tarafından itiraz edilmemiş olup takip dayanağı sözleşme taraflar arasında kesinleşmiştir. Bu durumda taraflar arasında kesinleşen sözleşmeye dayanılarak alacak ve tahliye talep edilmesinde usulsüzlük yoktur. Açıklanan nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesince davalıların iddialarının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istinaf talebinin kabulü ile davanın reddi kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; davalı tarafça 2016 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kira bedeli olarak aylık 7.900,00 TL'den 23.700,00 TL kira bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 4.maddesine göre sonraki aylara ilişkin kira bedellerininde muaccel olduğu, ancak davalının dava konusu kiralananı 23/06/2016 tarihinde tahliye edip anahtarları davacı derneğin genel sekreteri olan ...'a teslim ettiği sabit olmakla, bu tarihe kadar olan kira bedellerinden de sorumlu olduğu,

buna göre, davalıların 2016 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kira bedeli olarak 23.700,00 TL, 2016 yılı Nisan, Mayıs ve 23 günlük Haziran kira bedelleri olarak 21.856,6 TL olmak üzere toplam 45.556,60 TL kira borcundan sorumlu oldukları, bu bedelin ödendiğinin davalı tarafından yazılı belge ile ispat edilemediği, davalıların 45.556,60 TL asıl alacak ile 230,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.787,18 TL kira borcunun bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesince itirazın kaldırılması yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tam kabulüne karar verilmesi,

ayrıca ek karar ile tahliye yönünden hüküm kurulması doğru olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, itirazın kaldırılmasına ilişkin davanın kısmen kabulüne, tahliye davası yönünden ise tahliye gerçekleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı ve davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davalılar vekilinin kefillere ilişkin temyiz itirazları yönünden;

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2014 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.01.2014 tarihli olmakla, 6098 Sayılı TBK'nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmıştır. Bu nedenle kefaletin şartlarının 6098 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.

TBK'nin kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir.

Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır.

Bu durumda TBK'nin 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefiller ... ve ... hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kefiller hakkındaki itirazın kaldırılması davasının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

3-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Davacı vekili dava dilekçesinde, davanın takibe yönelik itirazının kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini istemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Yerel Mahkeme kararının ve ek kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının 45.556,60 TL asıl alacak ve 230,58 TL işlemiş faiz yönünden kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, tahliye konusuz kaldığından tahliye yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ve davacı lehine 906,00 TL, davalılar lehine 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince davacının itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacı alacaklı tarafından takip yapıldığı ve dava açıldığı tarih itibariyle kiralanan tahliye edilmemiş olduğundan davacı takip yapmakta ve dava açmakta haklıdır. Davanın açılmasına sebebiyet veren davalı dava devam ederken kiralananı tahliye etmiştir.

Bu durumda tahliye davalı lehine hak doğurmayacağından davalı lehine icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalı lehine icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (2) ve (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/3468, K. 2019/6240, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3468
Karar No
2019/6240
Tarih
20 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3469 K.2019/12260
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2019/3470 K.2019/12427
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3471 K.2019/7880
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/3471 K.2019/12578
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/3472 K.2019/6515
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/3472 K.2019/6845

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.