KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/5176 E., 2019/11672 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Katkı Payı Ve Katılma Alacağı
- Mahkemesi
- ... Aile Mahkemesi
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Aile Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 2013/119 Esas, 2017/265 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, 2006/121 Esas sayılı asıl davasında, davalıya ait üç adet taşınmaz,bir adet taşınmazın kirası, banka hesapları, zeytin kuyularındaki zeytinleri üzerinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000 TL katılma alacağının faiziyle davalıdan tahsilini ve kişisel eşyaların iadesini, 2006/120 Esas sayılı birleşen davasında ise, davalıya ait altı adet taşınmaz üzerinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 215.000 TL katkı payı alacağının faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davaların reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davalar yönünden, davacının katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne, 67.431,66 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının 158.768,00 TL katılma alacağı bulunmakta ise de; taleple bağlılık ilkesi gereği 150.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
TMK’nin 236. maddesi gereği davalı ...’nın 24.240,00 TL katılma alacağının, davacı ...'nın katılma alacağından takas ve mahsubuna karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince, HMK'nin 353/2. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek, ana dava yönünden; davacının katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine;
toplam 115.508,00 TL katılma alacağından, davacı adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi Süleymanlı 2978 sayılı parselden kaynaklı davalının 24.240,00 TL katılma alacağının mahsubu ile neticede 91.268,00 TL katılma alacağının istinaf karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... ili ... ilçesi 1890 ada 1 parsel zemin kat 11 nolu batar dükkan açısından katılma alacağı talepli davanın reddine, birleşen dava yönünden;davacının katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine;
toplam 67.431,06 TL katkı payı alacağının dava tarihi olan 18.04.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine karar verilmiş hüküm, her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı lehine asıl davada hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğindedir. TMK'nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hükmü yer almaktadır. Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Dosya kapsamına göre Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince alınan raporlar ve hesaplamalara göre hüküm kurulduğu da gözetilerek İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 18.04.2017 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, istinaf karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/5176, K. 2019/11672, 23 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama