KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/6245 E., 2020/1290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 15.02.2013 ve 18.02.2013 tarihli hacizler esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu hacizlerin borçlu şirket adresinde yapıldığı, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin üçüncü kişi şirket tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.Dosya içeriğine göre İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2013 tarihli ve 2013/202 Esas 2013/287 sayılı kararı ile borçlu şirketin iflasının açıldığı, kararın 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde, borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır. (İİK'nin 193/2. maddesi)
Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan önce kesinleşmiştir. Bu durumda, Mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6245, K. 2020/1290, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama