KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/1222 E., 2021/4291 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İstihkak
- Mahkemesi
- Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Gaziantep 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2016/850 Esas, 2018/1078 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili; üçüncü kişinin takipten bir gün sonra haciz yapılan adreste işe başladığını, borçlu ile üçüncü kişinin faaliyet konularının ve çalışanlarının aynı olduğunu, telefon numaralarının benzer olduğunu belirterek, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,borçlu şirketlerden ...... Ltd. Şti.nin üçüncü kişi şirket ile aynı adresi kullandıkları, borçlu şirketlerden ...... Ltd. Şti.ye ait telefon numaralarının üçüncü kişiye devredildiği, borçlu şirketlerden ...... Ltd. Şti.de çalışan bir kısım işçinin üçüncü kişi şirkette çalışmaya başladıkları, borçlu şirketlerin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemlerle yeni bir tacir görünümü altında ticari faaliyetine devam ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekili ile davalı borçlular vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince,haciz tutanağında haczin yapıldığı yerin belli olmaması nedeniyle tebligat adresinde haczin yapılıp yapılmadığının belli olmadığı, haciz mahallinde borçluya ait belgeye rastlanılmadığı, borçlu şirketler ile üçüncü kişi şirketin adreslerinin farklı olduğu, borçlu şirkette belirli dönemlerde çalışmış olan bir kısım işçinin üçüncü kişi şirkette çalışması ve borçlu şirket telefonlarının üçüncü kişi şirkete devredilmesinin başlı başına borçlu şirketler ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olduğuna karine teşkil etmeyeceği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı alacaklı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu 24.11.2016 tarihli haciz tutanağında, haciz yapılan yer belirtilmemiş, açık adres yazılmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, davanın esasına yönelik bir karar verilmeden önce, dava konusu haczin tam olarak nerede yapıldığı ve açık adresinin net olarak belirlenmesi, haczin yapıldığı yerin borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adres olup olmadığı gerektiğinde yerinde yapılacak inceleme ile hacze katılan icra memurunun tanıklığı ile belirlenerek, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunun tespiti ve sunulan delillerin de buna göre değerlendirilmesi, yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/1222, K. 2021/4291, 25 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama