KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2020/3658 E., 2021/1044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma Alacağı
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına satın alınan bir adet taşınmaz bulunduğunu açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Harcını yatırmak suretiyle bozmadan sonra sundukları 16.01.2020 tarihli dilekçeyle talep miktarı 52.500,00 TL'ye arttırılmıştır. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, tarafların TMK'nin 166/3 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verildiği, tarafların rızalarına dayalı olarak Yasa'nın 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmesi halinde her iki tarafında boşanma ve fer'ilerinde anlaştıkları, aralarındaki ihtilafları ileride tekrar çekişme konusu yapmamak üzere nihai olarak çözdüklerinin kabul edildiği, TMK'nin 166/3. maddesine göre verilmiş bir boşanma kararından sonra davacının açmış olduğu davanın haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire'nin 2016/21959 Esas, 2019/1018 Karar sayılı ilamıyla, tarafların boşanma dava dosyasındaki 18.11.2014 tarihli oturumdaki beyanları ve kesinleşen boşanma ilamı incelendiğinde, anlaşma boşanmanın fer'i niteliğindeki mali konulara yönelik olduğu, mal rejiminin tasfiyesi dolayısı ile eldeki dava konusu yapılan malvarlığına ilişkin bir açıklama içermediği, mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasının ferisi niteliğinde olmadığından;
boşanmayla birlikte karara bağlanması zorunluluğu bulunmadığına işaret edilerek mahkemece davanın kaldığı yerden devamı ile iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak tartışılması ve tüm deliller değerlendirildikten sonra talebin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davanın kabulü ile, 52.500,00 TL katılma alacağının karar tarihi olan 26.6.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Tasfiyeye konu taşınmazın değer tespiti yapılırken tapuda davacı adına kayıtlı arsa miktarının 40,01 m2 olduğu gözetilmeksizin, evin yer aldığı 80 m2 üzerinden değer tespiti yapılıp bu değer üzerinden katılma alacağı hesap edilmesi hatalıdır. Mahkemece, bilirkişiden ek rapor aldırılarak evin değeri ve 40,01 m2 arsanın değeri toplamı belirlenmeli, bu toplam değer üzerinden katılma alacağı hesaplanarak ve temyiz edenin sıfatı da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/3658, K. 2021/1044, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama