KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/10914 E., 2023/4527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2390 E., 2019/2248 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/526 E., 2019/140 K.
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2016/526 Esas, 2019/140 Karar ... kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararın 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 362/(1)-a maddesi gereğince miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 05.02.2020 tarihli ek kararla temyiz talebinin miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nu (3402 ... Kanun) uyarınca 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, Sinop ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan, 133 ada 1 parsel ... taşınmaz, 1.892,25 m2 miktarıyla ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda bulunan bulunan samanlığın vekil edeni tarafından yapıldığını, kadastro çalışmaları sırasında vekil edeninin ...'da olması nedeniyle Hazine adına kayıt edildiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptal edilerek vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevabında, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda 1990 yılından önce imar ve ihyanın tamamlandığı, davacı yararına zilyetlikle kazanma süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dört tarafının yörede yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması neticesinde orman vasfı ile tespit edilen ve tespiti itirazsız olarak kesinleşen 101 ada 1 parsel ile çevrili olduğu, orman içi açıklıkların özel mülk olamayacağı gerekçesiyle, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2016/526 Esas, 2019/140 Karar ... kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, kararın 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) 362/(1)-a maddesi gereğince miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekil temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ek kararı ile, kararının kesin olduğu gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili gerek ek kararın temyizi dilekçesinde gerekse asıl kararla ilgili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğunu ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin kararın incelenerek kaldırılmasının doğru olmadığını, kamu düzenine aykırılık dışında inceleme yapılamayacağını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesi kararının miktar itibarıyla kesin olup olmadığı dolayısıyla ek kararın usul ve kanuna uygun bulunup bulunmadığına, buradan varılacak sonuca göre zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri, 6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7251 ... Kanun) 53 üncü maddesi ile 3402 ... Kadastro Kanunu'na (3402 ... Kanun) eklenen Ek 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 ... Kanun’un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Ancak 7251 ... Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 ... Kanun hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmış olup, madde gerekçesinde de açıkça belirlendiği üzere, bu madde ile mevzu davaların mülkiyet hakkına doğrudan tesirinden ötürü ehemmiyeti gereği miktar ve değerine bakılmaksızın kanun yolu incelemesine tabi tutulması suretiyle etkin denetim mekanizması oluşturulması amaçlanmıştır.
Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan adil yargılama hakkı kapsamında mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuki belirlilik ilkesi, etkin denetim mekanizmasının oluşturulması gayesi ve 7251 ... Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 ...
Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesinin düzenleme amacı bir arada değerlendirildiğinde, tereddüte yol açan usul hükümlerinin aşırı şekilci olarak uygulanması neticesinde yasanın denetim yollarının kullanımını önemli ölçüde etkileneceğinden, kanun yolu başvuru aşamalarının süren usul işlemlerinden olduğu, hükmün kesinleşinceye kadar geçirdiği derecatın bir bütünü oluşturduğu hususları da göz önüne alındığında, 3402 ...
Kanun'un Ek 6 ncı maddesinin henüz kanun yolu aşamasında olan dava dosyalarına, yürürlük tarihinden bağımsız olarak sirayet edeceği hususunun tereddütsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusu neticesinde verdiği 20.12.2019 tarihli karar, 3402 ... Kanun'un Ek 6 ncı maddesi itibariyle kesin nitelikte olmayıp temyizi kabil nihai karar olduğundan, temyiz talebinin reddine ilişkin usul ve kanuna aykırı Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, dava konusu taşınmaza ilişkin davacı yararına imar ihya ve zilyetlik koşulunun ispatlanamamasına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
(V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10914, K. 2023/4527, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama